Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Şehirlerarası yürüyüşler tarihi
01 Temmuz 2017 Cumartesi, 09:01

Samsun'da başlayıp İzmir'de sona eren Kurtuluş Savaşı ayrı kategori.
Aylin Kotil'in İstanbul- Ankara bireysel yürüyüşü de.
İtalyan sanatçı Pippa Baccada dünya barışı için yürüyordu, tecavüze uğrayıp öldürülmese.
Yakın yıllardan en net anımsadığımız. Hakikaten görkemli ve anlamlı yürüyüş, başlarında sendikacı Şemsi Denizer olduğu halde, Zonguldak'tan yola çıkıp Ankara'ya gitmeye çalışan maden işçilerinin yaptığıydı. Tarihe, 'Çankaya'nın şişmanı işçi düşmanı!' sloganıyla geçti.
Başka toplu- katılımlı ve anlamlı 'şehirlerarası yürüyüş' anımsamıyordum.
68 kuşağının önderlerinden(!) olan abim anlattı.
60'lı yılların sonunda, (veya 70'li yılların başında) İzmit'ten Taksim'e yürüyüş planlamışlar:
'Ortak Pazarı Protesto Yürüyüşü'
(Sonraki yıllarda dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in 'Onlar ortak, biz pazar' demişliği vardır)


Neyse, bunlar 100-200 kişilik bir öğrenci grubu olarak başlamışlar İzmit'ten yürüyüşe.
Hedef Taksim!
Toplam mesafe, 110 kilometre.
Abim Hilmi Baştopçu, o zamanlar ne otoban, ne doğru dürüst tesis, dolayısıyla içecek su, ihtiyaç giderecek wc bile bulunmayan bu yolda 3 gün yürüdüklerini anlattı.
Üçüncü gün Taksim'e girerlerken binlerce kişi olmuşlar.
Ve abim, Taksim'e giren grubun en önündeki 4 kişiden biriymiş. (Önder olduğunu az önce söylemiştim!)
Aslında biraz da mecburiyetten en önde o girmiş.
Çünkü 'ORTAK-PAZARA-HAYIR-YÜRÜYÜŞÜ' sözcükleri, 4 kişiye ve tişörte (atlettir o) paylaştırılmış.

Medya ve sosyal medyanın olmadığı o günlerde, nasıl böyle bir katılım sağlanmış, nasıl giderek çoğalmışlar, hakikaten her türlü övgüye değer ve hayret verici.
'Şehirlerarası toplu yürüyüşler tarihi' diye kronolojik kitap yazacaklar, 'İstanbul'a doğru' maddesine, Kemal Kılıçdaroğlu ve 'adalet yürüyüşü'nden sonra, abimi ve arkadaşlarını da eklemeyi unutmasınlar lütfen!

-Tatil nasıl bedavaya gelir?

Yönteme bak: Türkiye'ye gel, şahane tatil yap. İngiltere'ye dön. Türkiye'de zehirlendiğini, tatili hasta yatağında geçirdiğini iddia et. Tur firmasından paranı geri al. Nasıl dümen?Bence süper. Bir yığın İngiliz bu yöntemi benimsemiş, hem tatil yapmış, hem parasını geri almış. İçlerinden biri hariç. O safoz, sosyal medyada yemeli-içmeli fotoğraf paylaşınca, yakayı ele vermiş. 'Sen nasıl hastasın lo!' demişler buna kibarca! Parayı vermemişler.
Başka da bir yaptırımı yok.

Her zaman söylüyorum, bir daha söyleyeyim: Bizim 3 yıldızlı oteller, adamların 4 yıldızlısından iyi.
Öyleyse ben 70 Euro'ya, yandaki Alman 50 Euro'ya niye yatıyor (havuz kenarındaki) şezlongda. Sormaz mıyız sandınız o Alman'a:
'Kaça kalıyorsun birader burada!' diye, Almanca!
Niye fiyat farkı var ikimiz arasında?
Daldım, konudan uzaklaştım. Türkiye'de zehirlendim diye tazminat davası açan İngiliz'e, sahtekar olduğu ortaya çıkınca kamu davası açmıyor mu İngiliz savcı! İyi de, yutturabilseydi alacaktı parayı...