Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sentetik uyuşturucuda Avrupa birincisiyiz!..
06 Ekim 2017 Cuma, 08:00

Yazı konusu dün ayağımıza geldi.
Bursa Valiliği, Sağlık Müdürlüğü ve Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğü kafa kafaya vermişler, medyalarda 'uyuşturucu madde bağımlılığı' ile ilgili 'bilinç düzeyi'ni artırmak için çalışanlara 'farkındalık eğitimi' tertip etmişler.
Konunun bizi ilgilendiren tarafı, medyalarda kullanılan dil ve üslup!
Önce ufak bir ufuk turu atalım:
Dünya genelinde tamı tamamına 255 milyon madde bağımlısı var. Ve bunun 182 milyonu esrar bağımlısı. Uyuşturucu maddeler iki tür: Sentetik ve doğal!
Sentetik uyuşturucular 'batıdan doğuya', doğal uyuşturucular 'doğudan batıya' doğru bir rota izliyorlar. Ve hay aksi, her iki güzergahta da 'köprü ülke' Türkiye!
Bu aşamada üzülerek belirtmeliyim ki, sentetik uyuşturucu kullanımında Türkiye Avrupa birincisiymiş.
2015 yılı verilerine göre dünya ahalisinin yüzde 2.7'si 'hayatında en az bir kere' uyuşturucu madde ile tanışmış. Ve bağımlılardan çoğu bu işe 'arkadaş etkisi'yle veya 'merak' saikiyle bulaşmış. 'Ailedeki kaotik ortam' veya 'boşanmış eşler' vs, sanıldığı kadar yüksek oranlar değil.

Medya dili...

Sönmez Medya'ya eğitim veren Dr. Cihat Yazar gazetelerde televizyonlarda veya internet sitelerinde kullanılan 'dil'in önemine de değindi. Ki, eğitim zaten bu amacı taşıyordu.
Basında uyuşturucu bağımlılarından söz edilirken kullanılan 'kurban', 'batağa saplanmış', 'esiri olmuş' gibi ifadeler yanlışmış. Yerlerine 'Uyuşturucu kullanan', 'bağımlı', 'tedaviye ihtiyaç duyan' ifadeleri kullanılması gerekiyormuş.
Aynı şekilde 'sarhoş', 'tinerci', 'esrarkeş', 'hapçı', 'eroinman' sıfatları da hatalıymış.
Ama bundan daha kabak hatamız kullanılan maddelerden söz ederken 'geçici iyi hissetme duygusu' yaşattığını söylememizmiş.
Söz konusu olan uyuşturucu olduğunda kullanılan jargon bence de çok mühim.
'Uyuşturucu alışkanlığı', 'uyuşturucu tutkusu', 'keyif verici madde', 'altın vuruş' gibi söylemlerle, farkında olmadan bir bağımlılığın reklamını yapıyoruz çünkü!
Doktor Bey'e göre, sentetik maddelerden isim vererek söz etmek de sakıncalı.
Çünkü onbinlerce sentetik madde var ve ahalinin ergen kesiminin bu konuda 'bilgilendirilmesi'ne hiç ama hiç gerek yok. Tabii uyuşturucu kullananların alet edevatlarının yayınlanması da son derece sakıncalı. Hasılı ekranda şırınga göstermenin, o maddenin burundan çekildiğini anlatmanın, diğerinin sigaranın içine sarıldığını göstermenin manası yok. Aynı çerçevede hangi malın kimlerden ve nerede temin edildiği, şehrin hangi bölgelerinde pazarlama yapıldığı da, eşeğin aklına karpuz kabuğu getirmekten farksız.

Yeni bağımlılıklar!

Hazır konu bağımlılıktan açılmışken, ben de kısa bir 'farkındalık eğitimi' yapayım!
Efendim gelinen noktada 'cep telefonu bağımlılığı' diye bir durum var mı? Evet var!
Facebook'ta ve Twitter'da 'beğen bağımlılığı', İnstagram'da 'takipçi bağımlılığı' gibi yeni fenomenler var mı? Ee o da var.
Bu arızalara şimdilik el atan maalesef yok. Herhalde sonuçları ölümcül olmadığı için.
Ama misal Sırbistan'da, paylaşımına 15 dakika kadar herhangi bir tepki verilmediği için bileklerini kesen ve özüne kıymaya kalkan genç kız vakasından sonra, 'like bağımlılığı' bir hastalık olarak literatüre kondu ve bu ülkede kliniği bile açıldı. Bilginize...
Ve küçük bir not, dilimin ucuna gelmişken:
'Bağzı' insanlar ısrar etmeyi bağımlı hale getirmişler. TDK'ya öneriyorum, bunlara 'ısrarkeş!' densin. Örnek: 'Bir çay daha içer misiniz hatırım için!'