Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sistem-atik!
07 Mart 2018 Çarşamba, 08:41

Arkadaşımın kızının cildinde kızarıklık oluştu. Hemen bir dermatologda alındı soluk. Doktor birçok faktörün yanı sıra kızarıklığın 'sınav stresi'nden de kaynaklanmış olabileceğini söyledi. 'Milli Maarif Sistemi' zırt-pırt değiştirildi ama şu 'ölçme ve değerlendirme sistemi' bir türlü değiştirilemedi. Değişim demişken, herhalde bu ülkede en çok değişen de eğitim sistemi.
Hem de aynı iktidar döneminde.
Buyurun, yıllar itibariyle milli eğitim bakanları ve verdikleri 'sistem'atik demeçler listesine:
2002- 2003
Erkan Mumcu: Sistemi sil baştan değiştiriyoruz.
2003- 2009
Hüseyin Çelik: Öncelikle sistem problemli. Tamamen değiştiriyoruz.
2009- 2011
Nimet Çubukçu: Sistem eski. Değiştiriyoruz.
2011- 2013
Ömer Dinçer: Böyle sistem olmaz. Sistemi değiştiriyoruz.
2013- 2016
Nabi Avcı: Sistem çok sıkıntılı. Değiştiriyoruz.
2016- (...)
İsmet Yılmaz: Böyle sistem mi olur? Sistemi değiştiriyoruz.
Şaka gibi ama değil. 18 yıl süreyle maarifin direksiyonuna kim oturmuşsa, sistemi değiştirmiş. Gelin görün ki, direksiyon her el değiştirdiğinde sistem bir kere daha değiştirilmiş. Hiç kimse bizden önce kurulan sistem fena değil, devam ediyoruz dememiş.

OECD'de 41, PISA'da 50

Bunca değişikliğe rağmen bir sonuç çıksa bari.
Türkiye, OECD'nin eğitim raporuna göre 76 ülke arasında 41'inci sırada.
Kısa adı PISA olan 'Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı' test sonuçlarına göre ise 72 ülke arasında ancak 50'nci sırada...

İstismarın anavatanı...

İstismarın, dolandırıcılığın, üçkağıtçılığın bu kadar yaygın olduğu başka bir ülke var mı?
Buyurun, 'bir bu eksikti' denecek haber İzmir'den geldi.
Elemanlar, hazır millette milli duygular tavan yapmış halde diye, 'askere gidiyoruz!' hesabı ahaliden harçlık topluyorlarmış. Mekan, duyarlılığın her daim yoğun olduğu, hastane ve cami önleri.
Kimileri de kapı kapı gezmeye başlamışlar, saf ve temiz halkımızı kekleme ameliyesine...
Ellerinde Türk bayrağı olduğu halde.
Ülke değil, istismarın anavatanı mübarek.

Emek yoğun bebek!

Manken Ece Gürsel'e gazeteci 'Sperm bankasından hamile kalmak ister misin' diye sormuş. Ece Hanım soruya ''Bu konuyu annemle, 'koca adayı çıkmadı madem, öyle bir şey yaparız' diye konuştuk'' cevabını vermiş.
Muhabbete Seda Sayan, 'Kız yazık ne inşaat işçileri var. Onlar insan değil mi? Kız siz ne bekliyorsunuz doğurmak için. Baktın adamın genleri güzel. Maşallah sırım gibi. Tuttuğunu koparıyor, kuvvetli! Yap çocuğu ne var?' diyerek müdahil olmuş.
Seda Sayan'ı, geniş ufku ve asla ayrımcılık yapmayan 'proleter' yaklaşımı nedeniyle -gerçekten- canı gönülden kutluyoruz.
'Kız ortalıkta ne ressamlar, ne müzisyenler, ne profesörler, doktorlar, yazarlar-çizerler, edebiyatçılar, şairler var' deseydi, -gerçekten- çok ayıplayacaktık.
Ayrımcı olmadığını, halk tipi olduğunu ve tevazu sahibi olduğunu bu uyarısıyla kanıtladı.
'Halk sanatçısı dediğin nedir?' diye soracak olursanız cevabım, budur!