Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Siyaset ve politika farklı şeyler galiba
15 Kasım 2018 Perşembe, 08:30

30 Mart 2014'teki yerel seçimde CHP'den Bursa Büyükşehir Belediye başkan adayı yapılan Necati Şahin, 31 Mart 2019 seçimleri için bu kez AK Parti'den Mudanya Belediye başkan aday adayı olunca, bizim 'maalle'den 'bağzı' arkadaşların kimyası bozuldu.
Oysa, yakın geçmiş şöyle bir tarandığında, bu olayın 'bozum' olunacak hadiseler listesine ilk 10'dan girme ihtimali bile yok.
Politika değil, siyaset tarihi böyle hikayelerle dolu.
Pek sevdiğimiz, sempatik bulduğumuz, her şeyini haber yaptığımız rahmetli Şemsettin Şen'i anımsayın. Kaç parti değiştirmişti.
Çevrenize bakın. Gözünüzü kısıp 'yakın geçmiş'i tarayın! Çook değil mi böyleleri.
Daha 'iri' örnekler vereyim isterseniz.
1. Numan Kurtulmuş, HAS Parti genel başkanıyken Recep Tayyip Erdoğan hakkında neler söylüyordu, nasıl sert muhalefet yapıyordu, anımsamıyor musunuz? Sonra iki parti birleşti, Kurtulmuş da bakan oldu.
2. Tuğrul Türkeş, MHP'deydi. Ve sık sık TV'ye çıkıp 'Bayır Bucak Türkmenleri'ne yardım falan gitmiyor kardeşim!' diye bas bas bağırıyordu. Küt, teklif geldi, AK Parti'ye geçti, genel başkan yardımcısı oldu, bakan oldu.
3. Süleyman Soylu, DP, AP, DYP çizgisinden gelme aileye mensup. 2008'de DP genel başkanı oldu. Otobüsün üzerinden yaptığı bir konuşma var ki, izleyin, o konuşmayı yapan biri AK Parti'nin önünden geçmez dersiniz. Halen bakan.
Yazıyı Ertuğrul Günay, Mehmet Bekaroğlu, Mansur Yavaş vs örneklerle geliştirebiliriz ama gerek yok.
Bizde önce şu partideydi, şimdi bu partiye geçti listesi, hayli kabarık çünkü.
Politikanın insanlara hizmet etme sanatı olduğu söylenir falan ya, demek bu arkadaşlar hizmet aşkıyla o kadar dolular ki, hizmeti yapayım da, nerede yaparsam yapayım düsturundan hareket ediyorlar. Bu ülkede iklim böyle.
Kızmaya sinirlenmeye gerek yok. Özümün tek çekincesi, yeni nesillerin 'politika' ile 'siyaset'i birbirine karıştırması. Bu işin doğasının 'böyle' olduğunu düşünmesi.
Siz ne düşünürsünüz bilmem, siyaset ve politika farklı şeyler bana kalırsa.

BURSA'NIN GURURU NİLÜFER!

919 ilçe var Türkiye'de. Ve 'bizim' Nilüfer bu 919 içinde, ilk beşte!
Hem de öyle böyle bir konuda değil, 'İnsani Gelişme Endeksi'nde.
İnsani Gelişme Vakfı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı hedefleri bazında tam 65 kritere göre ilçeleri sıralamış. Hem bütün ilçeleri taramış hem de nüfusu en yüksek 186 ilçeyi.
Ve Nilüfer 2016'da 6'ncıyken, 2017'de bir basamak daha yukarı çıkarak 5'inci olmayı başarmış.
Kriterler de öyle hava cıva değil. Eğitim, sağlık, sosyal yaşam, yönetişim, şeffaflık, çevre, altyapı gibi aşina olduğumuz, hassas olduğumuz, üzerine titrediğimiz konular.
Vakıf zaten Nilüfer'i 'yeşil bölge' diye adlandırdığı 'Çok Yüksek İnsani Gelişme' grubuna almış.
Nilüfer'i geçenler, Beşiktaş, Kadıköy, Çankaya ve Şişli. Başka deyişle ilk beşte, 3 İstanbullu, bir Ankaralı bir de Bursalı. Sizi bilmem ben gurur duydum bu sıralamadan.
Öteden beri hep söylerim, 'bu kentte (yani Bursa'da) Belçika standardında yaşanan yerler de var, Nijerya standardında yerler de' diye.
Bu tespitim bir kere daha doğrulandı sadece.