Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Suriyelilerle ilgili yanlışlar- doğrular
11 Kasım 2018 Pazar, 07:55

Geçen gün bir arkadaş, Suriyeliler'e maaş verildiğini söyleyince aramızda tartışma çıktı. Araştırdık ettik ve Suriyeliler'le ilgili, (sadece maaş değil) bir yığın yanlış bilgi olduğunu gördük. Bilhassa sosyal medya marifetiyle bu konu çok istismar ediliyor ve ortaya 'bilgisi olmadığı halde fikri olan' yığınlar çıkıyor. Buyurun, Suriyelilerle ilgili yanlış bilgilerin doğrularıyla birlikte derlendiği şu metne:

Yanlış bilgi: Suriyeliler'e maaş bağlanıyor.

Doğrusu: Suriyeliler'e maaş bağlanması söz konusu değil. AB katkısı ile finanse edilen bütçeden aylık 120 TL yardım yapılıyor sadece. Bu da bakıma muhtaç, engelli, yetim ve öksüz çocuğu bulunan ve kadınlar tarafından geçimi sağlayan aileler için. Evde çalışma çağında bir erkek varsa para yok.

Yanlış bilgi: Suriyeliler istediği üniversiteye giriyor.

Doğrusu: Suriyeli öğrenci için özel bir düzenleme yok. Suriyeli öğrenciler de diğer yabancı uyruklu öğrencilerle aynı haklara ve koşullara tabi. Yanlış bilgi: Suriyeli öğrencilere devlet bütçesinden burs veriliyor. Doğrusu: Suriyeliler de diğer yabancı ülke vatandaşı öğrenciler gibi başta başarı olmak üzere çeşitli kriterlere göre ve çok sınırlı sayıda burs alabiliyorlar.

Yanlış bilgi: TOKİ tarafından yapılan sosyal konutlar Suriyeliler'e bedava veriliyor.

Doğrusu: TOKİ'den sadece TC vatandaşları ev alabilir. Suriyeliler değil bedava, parasını verseler bile TOKİ'den ev alamazlar.

Yanlış bilgi: Suriyeliler MTV ödemiyor.

Doğrusu: Arabası olan ödüyor.

Yanlış bilgi: Suriyeliler seçimde oy kullanıyor.

Doğrusu: Türkiye'de yapılan seçimlerde ancak ve sadece TC vatandaşları oy kullanabiliyor.

Yanlış bilgi: Suriyeliler vergi ödemiyor.

Doğrusu: Suriyeliler bir iş yapmak istediğinde çalışma izni ve vergi kimlik numarası almak zorunda. Kaçak çalışan ve iş yapanlar dışında vergi ödüyorlar.

120 lirayı kim veriyor?

Suriyeliler'e 120 liranın tamamını Avrupa Birliği'ne üye ülkeler veriyor. Bu bir program ve tüm maliyeti 348 milyon Euro!.. 120 lirayı evi, arabası, dükkanı olan Suriyeli asla alamıyor. (Bir heyet gidip evde inceleme yapıyor çünkü) Artı, bu para iç piyasada harcanıyor. Gıda, giyim barınma vs için. Bakkala, markete, mağazalara gidiyor yani. Türkiye AB'den bu parayı alarak herhangi bir fabrika kurmadan, ürün geliştirmeden, ürün satmadan resmen 'ihracat geliri' sağlıyor. Hasılı Kızılay bir sanayi kuruluşu olsaydı en çok ihracat yapan firmalar arasında yer alacaktı!

'Kuru lafa karnım tok' manifestosu!

Eski işyerimde, ne zaman bir sorun olsa 'hallederim', 'bir baktırayım', ' o iş bende, sıkıntı yok' falan türü şeyler söyleyen ama hiçbir sorunu da çöz(e)meyen bir abi vardı. Bu abiden her işyerinde bir-iki tane vardır, bilirsiniz. De işte herkes olayı kabullenmiyor bizim gibi. Küçük Sanayi'de bir servisin muhasebesinde yazılı metin misal, 'ağızdan çıkan gerekçeleri kabul etmeyen manifesto' mahiyetinde. Buyurun o firmada geçersiz olan şu listeye: 'Yarın gelirim, sonra uğrarım, haftaya gelirim, biriyle gönderirim, maaş alınca getiririm, dönüşte veririm, bozuğum yok, çekim kalmamış, dövizim var, kredi kartım evde kaldı, yan yattı çamura battı.' (Teşekkürler Metin Taş)