Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Suya ilk taş atıldı
17 Ağustos 2017 Perşembe, 07:40

Bu tür girişimler- oluşumlar kendilerini, 'kartopu yuvarladık, çığa dönüşmesini istiyoruz!' diye de tanımlar. 'Suya bir taş attık, halkaların genişlemesini bekliyoruz' diye de.
Onlar su ve taş örneğini verdiler.
Onlar?
Kendi ifadeleriyle 'Bursa'da yaşayan bir grup yurttaş!'
Dün, 'Farklıyız, Birlikteyiz, Biz Türkiyeyiz!' pankartı altında toplandılar ve bir basın açıklaması ile varlıklarını kamuoyuna duyurdular!

Henüz ne bir dernek, ne bir kulüp! Yani bir yere tabela asacak durumda değiller.
Tüzel kişi değiller, dolayısıyla ne bir tüzükleri var, ne bir sekreteryaları.
Topu topu 6 kere toplanmışlar. Henüz 'girişim' aşamasındalar ve neye evrileceklerini açık söylemek gerekirse, onlar da bilmiyorlar.
Bu ve benzeri yazılar marifetiyle ve de TV haberleri sayesinde, 'suya atılan taş'ın yarattığı halkanın büyümesini ve ülke geneline yayılmasını istiyor, bekliyorlar.
Özlemleri, 'huzur, barış, demokrasi ve herkesin hukuk önünde eşit olduğu' bir Türkiye.
Farklılıklarını birbirine dayatan değil, onları fark eden ve onlar üzerinden bir uzlaşma kültürüne sahip bir toplum olma yolunda mücadele edecekler.

Eksen bu, ortak payda ya da.
Basın açıklaması için bir araya gelen 41 kişiye bakıldığında kendisini 'muhafazakar' diye tanımlayan da gelmiş, 'milliyetçi' diye tanımlayan da. 'Liberal' fikirleri ile tanınan hemşehrimiz de aralarında 'sosyal demokrat' olarak bilinen de.
Daha farklı siyasi kimlikler de vardır eminim ama payda, 'Ülkede halen yaşanan tüm gergin ve ayrıştırıcı siyasal iklime rağmen, bir arada yaşama kültürüne sahip olunduğunu' herkese göstermek.
'Ne bir siyasi partinin yanındayız, ne de karşısındayız' diye tanımlıyorlar kendilerini.
Tek kaygıları, ülkede halen var olan çatışma kültürünün -demeye dilleri varmıyor ama- iç savaşa evrilmemesi.
Bu girişimin ülkenin çeşitli kentlerinde dikkatle izlendiği, 3 kentte benzer oluşumlar için harekete geçildiği de bilgi olarak aktarıldı.
NOT: Şu katıldı, bu da oradaydı demek yerine, köşenin sütun santim olanakları çerçevesinde fotoğrafı büyük kullanmayı düşünüyorum. Hangi tanıdıklarınızın bu girişimde yer aldığını bulmak size kalmış. Kolay gelsin!

*17 Ağustos empatisi...

17 Ağustos'tan sonra doğan kızım 17 yaşında.
O geceyi yaşamadan delikanlı olan insanlar var aramızda.
18 yıl geçti ama, belleklerdeki acı, zihinlerdeki korku, -bana kalırsa- hâlâ sürüyor.
Ne çok yıkıldık o gece. Ne çok öldük. Ne çok yaralandık. Ne çok üzüldük.
Bir grup belediyeci ve gazeteci Değirmendere'ye gitmiştik. Gördüklerim hâlâ gözlerimin önünde.
Ve, site bahçelerinde, yer kalmayınca da, bildiğin kaldırımlarda uyuduğumuz geceler kalmış aklımda. Evsizler gibi, sokakta kalmış insanlar gibi.
Birçok ders verici özelliğinin yanı sıra, 17 Ağustos, evsizlerle, sokakta kalanlarla, can korkusu yaşayanlarla iyi bir empati nedeni aslında!