Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Takatukucular!
07 Temmuz 2019 Pazar, 09:18

Hiç dans etmeseler, varlıkları bile enteresan. Dansçı babanın 7 erkek çocuğu, hepsi de dansçı! (Birinin bile futbola, bilgisayara falan meyletmemesi enteresan.) Baba pedro (maşallah gramını ziyan etmemiş) peş peşe 7 erkek çocuğu peydahlamış ve hepsini kendisi gibi 'flamenkocu' yetiştirmiş. Bunlar 14 yaşından beri o ülke senin bu ülke benim gezip dans ediyorlar. Şimdi kazık gibi adam olmuşlar.
Los Vivancos'tan söz ediyorum. Hafta içinde Bursa Festivali kapsamında Açıkhava'da sahne aldılar. Keyif aldın mı diyecek olursanız, gösteri boyunca düşündüğüm şuydu: Festival tam da bu tip ve tür grupların yeri. Bildik sanatçılar, bildik sesler, bildik yüzlerle festival olmaz. Bilmediğimiz, daha az aşina olduğumuz kültürlere daha fazla yer açılmalı.


Gelelim gösteriye. Tamamını şu tekerlemeyle özetlersem bana kızmayın:
'Al bu takatukuları takatukucuya götür, takatukucu takatukuları takatukulayamam derse...'
Baştan sonra durum bu vinvalde. Bir ara, 'Erik dalı gevrektir!' diye bağırasım geldi. Flamenkoda bütün olay topukta! (Yapın şu dansı lastik ayakkabıyla da, göreyim havanızı!)
Arkadaşım Ali Ayhan gösteriden sonra şöyle yazmış sosyal medyaya:
'İspanyol usulü köçeklik!'
Yine de hoş vakit geçirdiğimizi söylemeden geçemeyeceğim. Sahnede 7 erkek, 7'si de zaman zaman yarı çıplak olunca, ahalinin 'ademin kaburga kemiği kesimi'nin duruma biraz daha ilgili olduğunu da söylemek lazım.
İnşallah malum medyanın kulağına gitmez bu gösteri. 'CHP'nin kıl payı kaybettiği belediyenin festivalinde çıplak erkek oynattılar' diye haber yapılması, an meselesi!

AMERİKAN BASINI!

Ateş Altında, Bayılırım Belaya, Başkanın Adamları, Post...
Amerikan matbuat hayatı ile ilgili fikir tesis etmek için izleyebileceğiniz en iyi filmlerden bazıları!Birkaç kötü örnek dışında ABD'de iktidar yanlısı yayın bulmak kolay olmaz. Bırakın yerel genel iktidarları, reklam verenler bile ABD basınına kolay kolay söz geçiremezler.
Editoryal bağımsızlığın yaşayan destanı gibidir, çoğu konuda aslında pek hazzetmediğimiz bu ülkenin basın- yayını.'Basının Gücü' kitabında okumuştum. Bu abiler bağımsızlığa o kadar önem verirler ki, misal bir göktaşı dünyaya çarpacak da olsa, ülke savaşa giriyor da olsa, bir gazetecinin bir dış gezi için bir firmadan avanta tek uçak bileti hediye almasını bile manşete taşırlar. (Başlığı da herhalde 'utanmaz gazeteci!' diye atarlar.)
'Biz kendi pisliklerimizi de yazalım ki halk bize inanmaya devam etsin'dir bu husustaki düsturları. Asla halının altına süpürmezler, görmezlikten gelmezler. (Bu konuda tek rakiplerinin Türk basını olduğunu dikkatli okuyucu herhalde şıp diye anladı)

WASHİNGTON POST!

İşte bu ülkenin (Post ismiyle filmi de yapılan, hatta 'Oscar' da alan) Washington Post isimli mevkutesinde hafta içinde terörist başlarından Cemil Bayık'ın bir makalesi yayınlandı.
Elde silah dağ bayır gezen bir teröriste makale yazdırılması, çok sert tepki gösterilmeyi hak ediyordu, nitekim öyle de oldu. Epeyce 'kalın' bir tepki gösterdi bu duruma Türkiye, İbrahim Kalın marifetiyle.
Tepki ne, Kalın bayağı 'posta koydu Post'a! Da, camlı köşkte oturan başkasının camına taş atmaz diye bir laf var halk arasında. Allah'tan adamlar seçimden önce kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan'ı, sırf İmamoğlu aleyhine konuşsun diye TRT'ye çıkaran kimdi diye kontra yapmadı.Editoryal bağımsızlık, iş ahlakı falan iyi de lafa laf paya pay yapacak kadar pratik zekalı değil demek ki, Post'çular!