Takdirname enflasyonu... - Adnan BAŞTOPÇU - Bursa Hakimiyet
Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Takdirname enflasyonu...
23 Ocak 2018 Salı, 08:13

'Teşekkür belgesi'nin adı bizim zamanımızda 'teşekkürname'ydi.
'Takdir belgesi'ne de takdirname derdik.
Geçen gün yazdım, sosyal medya 'takdirname' paylaşımlarından geçilmiyor diye.
Eğitimde çağ atladık da benim mi haberim yok. Çocuklar topluca başarılı olmaya karar verdiler de biz mi farkında değiliz acaba.
Bursa'nın en hatırı sayılır okullarından birinde öğretmenlik yapan arkadaşıma sordum, 'Bu kadar çok takdirnamenin nedeni ne?' diye.
'Mecburuz!' dedi hoca ve devam etti:
'Örneğin bizim okulda, aslında 300 civarında öğrenci takdirnameyi gerçekten hak ediyordu ama biz 600 öğrenciye takdirname verdik!'
'Çünkü' dedi ve ekledi:
'Özel okul müdürleri öğrencilerimizi (ç)almaya kalkıyorlar.'
Olay o kadar zıvanadan çıkmış ki, öğrencilere 'Bize gel yavrum 100 ortalaman garanti' diyen özel okul müdürleri bile varmış.
NOT: Parantez içindeki 'ç'yi ben koydum!

Teğet geçen göktaşı!

Son yıllarda uzay özel ilgi alanım oldu.
Dün bizim gazetede yer alan 'Dünya'yı teğet geçecek' haberini de ilgiyle okudum. NASA, 4 Şubat'ta 1.2 kilometre çapında bir 'asteroid'in (göktaşı) TSİ 12.30'da Dünya'nın yakınından geçeceğini duyurmuş. Haberde bu yakınlık 4.2 milyon kilometre olarak ifade ediliyor.
Başka deyişle, Dünya ile Ay arasındaki mesafenin 10 katından bile fazla!
Peki başlıkta niye 'teğet geçmek'ten söz edilmiş!
Çünkü uzaydaki azamet düşünüldüğünde, mesafe 'gerçekten' çok az!
Dünya ve Mars 'ikiz gezegenler' olarak adlandırılıyor örneğin. Yapışık ikizler gibi bişey!
Ve fakat Mars'a (tabii ki akşam serinliğinde) gitmek dünya zamanıyla 9 ay sürüyor biliyorsunuz!
Geometri dersinde öğrendiğimiz 'teğet'in, 4.2 milyon kilometre uzaklık için kullanılması, 'dünya küçüklüğü'yle alakalı. Söz konusu uzaysa, mesafe gerçekten ama gerçekten çok kısa!
(Rahat olun! Bu 'asteroid'in önümüzdeki 100 yılda Dünya'ya çarpma ihtimali sıfırmış!)

Kötü mücadelenin mazereti yok

Göktaşı teğet geçti ama, Başakşehir resmen içimizden geçti.
Kendi sahanda bu kadar fark yenir mi?
Eczacıbaşı efsanesini yaratan basketbol 'coach'u rahmetli Aydan Siyavuş bir demecinde şöyle demişti:
'Ben şu kaçıran oyuncuya hiç kızmam. Şutlar girer veya girmez. Ama kötü savunma yapan oyuncuya çok kızarım. Çünkü şut sokmak yetenek işi. Savunma için ise yeteneğe ihtiyaç yok. Çok yeteneksiz de olsanız kötü savunma yapmaya hakkınız yok.'
Bursaspor- Başakşehir maçındaki oyunu bir de bu gözle anlamaya çalışın.
Kornerde alan ve adam paylaşımını iyi yapan takım kafayla gol yemez.
Toptan ziyade tuttuğu adama konsantre olan oyuncu o ikinci golde adama o hamleyi yaptırmaz.
Hasılı, sadece Arda'nın attığı son golde yapacak bişey yok. Adam 25 metreden çok güzel çaktı.
O şut da istense attırılmazdı, o da ayrı konu.
Özetle, 25 bin taraftarının önünde hakkı yok bu takımın bu kadar kötü mücadele etmeye!