Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Türkiye denince akla gelen isimler
19 Ekim 2018 Cuma, 08:05

Google'a 'Yurtdışında tanınan Türkler' yazdığında şu isimler geliyor, sırasıyla: Nuri Bilge Ceylan, Orhan Pamuk, Semih Saygıner, Sertab Erener, Fazıl Say, Mehmet Öz, Hidayet Türkoğlu, Tarkan, Kenan Sofuoğlu, Arda Turan, Mehmet Okur, Azra Akın, Fatih Akın, Sinan Şamil Sam, Galatasaray, Halil Mutlu, Yaşar Kemal, Mesut Özil ve Sibel Kekilli.
Listede Atatürk'ün olmayışı dikkatlerden kaçmamıştır.
Mehmet Öz'ün, Mesut Özil'in, Fatih Akın'ın, Sibel Kekilli'nin durumları da 'tartışmalı!'
Listede içime 4 isim sindi sadece.
Nuri Bilge Ceylan, Fazıl Say, Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal.
Nazım Hikmet'i koymayı da akıl edememiş abiler. Zülfü Livaneli'yi de. İsmet İnönü'yü de. Aziz Nesin'i de. Recep Tayyip Erdoğan'ı da. Fatih Terim'i de. Gülsin Onay'ı da.
İş 'tanınma' olduğunda Aziz Sancar'ın yokluğunu da yadırgamadım açıkçası.
Ama liste 3 aşağı beş yukarı, beğen- beğenme böyle.
Listenin 'topçu- popçu- popüler' çizgisinden, yani sabun köpüğü misali, gelecek kuşaklara belki de hiç kalmayacak bir yığın isimden oluşturulduğu kesin.
Oysa, kalıcı olan ve nesilden nesile aktarılan yegane alan, sanat.
Çünkü kalıcı eserler bırakan sanatçılar, hiç unutulmayacak!
Sanatçıların yanına yaşadığı çağı ve/veya insanlık tarihini etkileyen büyük devlet adamlarını ekleyebiliriz. Atatürk gibi.
Ve insanlığa yaptıkları katkılarla anılan bilim insanlarını da tabii ki.

ARA GÜLER DİYE BİRİ

Aslında kendisi hiç sanat yapmadığını söyler. Hatta fotoğraf çekmenin de sanat olmadığını.
Kendisine yakıştırdığı kimlik, foto muhabirliği.
Bunu 50 yıl önceki röportajında da, ölmeden iki gün önceki röportajında da söyledi.
'Ben foto muhabiriyim' dedi.
O'nu fotoğrafçıdan (arkadaşları kızdırmayalım bizim tabirimizle 'fotoğraf sanatçısı'nda) ayıran özelliğini de şöyle anlattı:
'Şurada bir bomba patlasa fotoğrafçı kaçar, ben ise bombanın üzerine giderim.'
Çünkü Ara Güler, çağının tanığı bir gazeteciydi ve...
Yazının, bin dereden su getirerek anlatabildiğini, o 'tek bir kare' fotoğrafla hem de dünyaya anlatabilecek yetenekteydi.
Ara Güler ilk yazıdaki listede (bana göre) yer almayı gani gani hak eden biriydi.
(Kadraja hep insanı koyduğun vizöründen bakmayı çok özleyeceğiz Büyük Usta...)

KENDİNİ SABOTE EDEN SEYYAR

Seyyar satıcı Fomara'da caminin önüne konuşlanmış. Fındık fıstık ve oyuncak satıyor.
Ama galiba asıl işlevi, cami çevresindeki güvercinlere yem atmak isteyen vatandaşlara ücreti mukabilinde yem satmak.
90'lı yılların siyasi figürlerinden Zülfikar Yüksel, oradan geçerken dikkatini çekmiş.
Ortada kuş muş yok. Kuş olmadığına göre, bu durumun bir sebebi hikmeti olmalı.
Öyle ya canım, kuş yoksa, yemini kime satacaksın!
Ve şıp diye anlamış. Seyyar Abi, oyuncak bir kartalı koymuş ortaya, görünür vaziyette.
İşin enteresan tarafı, oyuncak ses de çıkarıyor, kanat da çırpıyor, hem de gerçek kartal gibi!
Kartalı gören, dahası sesi duyan bütün güvercinler, tahmin ve takdir ettiğiniz gibi, sırra kadem!
Buradan kendi kendisiyle çelişen, şahane bir paradoks yaratan seyyar abiye seslenmek istiyoruz Zülfikar Bey'le birlikte:
'Seyyar Bey Abi, ya oyuncak sesli kartal işini büyüt, oradan yürü ticarette, ya da o sektörden çık, sadece kuş yemi olayına gir. Bu halinle, kendi kendini baltalıyorsun, yeminle...'