Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Uğur Mumcu'nun çantasına 'plonjon'
25 Ocak 2018 Perşembe, 08:24

'Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?' diye çemkirmek isterdim, özümü küçümseyenlere, 'Ben vakti zamanında Uğur Mumcu'nun çantasını taşımış adamım!'
90'lı yılların başı. Uğur Mumcu Bursa'ya gelecek. ÇGD'de konuğumuz olacak. Yılmaz Amca'nın (Akkılıç) minik serçesine atladık Yalova'ya gittik karşılamaya.
Mumcu göründü feribottan inen yolcular arasında. Kaptan şapkasıyla.
Yılmaz Amca 'Oğlum' dedi, 'Kap üstadının çantasını!'
O zamanlar Cumhuriyet'te çalışıyorum. Bir eyyam hamle ettim çantaya!
Uğur Abi, Manuel Benitez el Cordobes'in kızgın boğayı savuşturması gibi bir eskivle kurtardı çantayı. İki büklüm, çengel pozisyonundayım. Bir hamle daha yaptım. Rüştü'nün Dünya Kupası'nda göbekli Ronaldo'nun ayağındaki topa atlaması gibi. Bu kez havaya kaldırarak kurtardı çantayı.
Son bir plonjon daha yapmayı düşünüyordum ki, 'Rica ederim, zaten iki adım!' dedi, vermedi çantayı.
Dolayısıyla, ben Uğur Mumcu'nun çantasını taşımak istemiş ama bunu başaramamış biriyim.
Bu nedenle ne kadar önemseneceksem, o kadar önemseneyim!
O gün ikisi önde ben arkada, Yalova'dan Bursa'ya kadar konuşulanlara tanık olmak, dönemin 'genç gazeteci'si benim için paha biçilmez bir deneyimdi.
Hayatımın en önemli 'bir' saatlerinden biriydi...

Unutmadık...

Ajans teleksinin 'çat çat çat' diye zil çalıp 'Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu Ankara'da uğradığı bombalı suikastta öldürüldü' flaş haberini geçmesinin üzerinden tam 25 yıl geçmiş.
Başka deyişle çeyrek asır!
Türk insanına, Türk aydınına, Türk de- mokratına, mesleğim adına minnettarım!
Uğur Mumcu'yu unutmadıkları, unutturmadıkları için.
Misal dün, berbat bir soğuk vardı Heykel'de. İliklere işler ya, o derece.
Ve fakat bu kentin aydınlık yüzlü, güleç yüzlü, gelecekten umutlu, yarınlara inanan bütün kesimleri yine toplanmışlardı işte, Atatürk heykelinin önünde.

T. Erdoğan tarifesi!..

T. Erdoğan nazik adam, kibar adam. En sevmediği şey kabalık. Herkesin kendisi gibi 'nezaket kuralları'na uymasını istiyor.
Okuyucu 'Tayyip' sanıp okusun diye 'T.' diye kısalttığımız harfin devamı Turgut!
Turgut Erdoğan (58) Gümüşhaneli, 25 yıllık çaycı. Torul'a bağlı Zigana köyünde Güricanın Hamit'in kahvesini işletiyor.
2 yıl önce bakmış müşteriler giderek kabalaşıyor, tutmuş bir nezaket tarifesi hazırlamış.
Tarifenin özü, çayı kibarca isteyen ucuza içiyor, kabaca isteyen pahalı.
Tarifeye göre, 'çay ver' 2 lira, 'çay gönder' 1.75, 'çay versene' 1.50, 'çay alabilir miyim' 1.25, 'çay verir misin' 1 lira, 'Turgut Bey müsaitseniz çay alabilir miyim' 65 kuruş!
Çay tarifesi deyip geçmeyelim. Var mısınız, biz de bundan böyle çevremizdeki insanları kibarlıklarına göre değerlendirelim, kibar veya nazik olmayanlara asla prim vermeyelim!