Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana...
23 Ocak 2019 Çarşamba, 08:32

Muhalefet partileri boşuna seçim şarkısı falan aramasın.
Aşık Mahsuni Şerif'in başlığa taşıdığımız parçası, 10 numara seçim şarkısı olur.
Hafta sonu semt pazarına giden herkes önümüzdeki seçime damga vuracak 'ana konu'yu fark etmiş olmalı: Geçim!
Türk Kamu Sen eski şube başkanı, İYİ Parti eski milletvekili adayı Selçuk Türkoğlu, her hafta Dikkaldırım semt pazarından fiyatlar taşıyor sosyal medyadaki duvarına.
Buyurun bazılarına:
Salatalık 10 lira. Soğan 6 lira. Taze fasulye 18 lira. Domates 7 lira. Biber 15 lira. Patlıcan 12 lira. Ispanak 7 lira. Hamsi 20 lira.
Türkoğlu, fotoğrafların altına şunu yazmış:
'An itibariyle Dikkaldırım pazarı. Fiyatlar zirve yapmış. Hıyar rekora koşuyor. Sırık fasulyeden çektiğimizi sorma gitsin. Milleti kuru soğana muhtaç ettiniz...'
Hal böyleyken hakikaten seçim şarkısı falan aranmaz.
Aransa da bundan güzel şarkı bulunmaz.
'Yoksulun sırtından doyan doyana/ Bunu gören yürek nasıl dayana/ Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana/ Bilmem söylesem mi, söylemesem mi...'

GÖZ UCUYLA MAKAMI İNCELEDİ Mİ?

CHP'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı makamında ziyaret etmesinin ardından, major bir ziyaret de Bursa'da yaşandı.
CHP'nin Büyükşehir Belediye başkan adayı Mustafa Bozbey, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ı belediyedeki makam odasında ziyaret etti.
Basına ve sosyal medyaya yansıyan fotoğraflara baktım.
Bozbey'in bu ziyarette göz ucuyla makam odasını şöyle bir kolaçan ettiğine ve çaktırmadan fizibilite yaptığına inanmıyorum. Güya demiş ki içinden, '1 Nisan'da bu makamda nasılsa ben oturacağım. İlk iş, birkaç saksı çiçek koyarım şuraya. Kahverengi çok kasvet vermiş içeri. Biraz renklendirmek lazım odayı. Şu masayı da şöyle döndüreyim, camdan sızan ışık gözüme vurmasın!' falan filan. Bunlar hep aklı bir karış havada siyaset yazarlarının uydurmaları. Seçim öncesi siyasilerin bu tip ziyaretleri olsa olsa siyasete kalite getirir. Olaya bu açıdan bakalım lütfen.

GALİBİYET GİBİ...

Maçtan 3 saat önce kaleme aldığım 'Futbol skordan ibaret değil' başlıklı yazının son cümlesinde, 'Her maçın bir hikayesi mutlaka vardır ve bu hikaye ancak, yorum zenginliği ile taçlanır' demiştim.
Latovlevici, Umut Nayır'ın önüne yerden muz kesecekti, bir sıfır. Umut Nayır her ikisi de çok müsait pozisyonda kafayla skoru üç yapacaktı. Aynı Umut'un röveşatası biraz kenara gitse dört.
Badji'nin kafa vuruşu biraz yana gitse beş. Yusuf Erdoğan birinde çerçeveyi tuttursa diğerinde daha sert ve yukardan vursa yedi. Lima golden sonra önüne düşen topa düzgün vursa sekiz. Aytaç attığı golden daha müsaitken kaleyi tuttursa dokuz.
Fener'in 2 pozisyonu var. Bursaspor'un 9.
Ve bu maç 1-1 bitti diye, son golü biz attığımız için seviniyoruz.
İç sahadaki beraberliğe 'galibiyet' muamelesi yapıyoruz.
En az gol yiyen 3 takımdan biriyiz hâlâ. En az yenilen 5 takımdan da biriyiz.
Az gol yiyor, az yeniliyoruz. Bu sene VAR nedeniyle hakkımız yenmese, rakip kalede de biraz becerikli olabilsek, kafaya oynuyor olmamız işten bile değildi bence.