Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yine kaybederse, aday olur mu sizce?
20 Ocak 2018 Cumartesi, 08:30

Uzun süre bir makamı işgal edenler için söylenir.
'Başka kimse yokmuş gibi, yıllardır aynı kişi başımızda!' diye.
Bu lafı 'müzmin' adaylar için de söylemek lazım aslında.
Misal, yanlış anımsamıyorsam, Deniz Baykal en az 2 kere (belki de 3) Erdal İnönü'nün karşısına çıktı genel kurullarda.
Hep kaybetti.
İnönü çekilip gitmese, Baykal kaybetmeye devam edecekti, o derece.
Muharrem İnce de Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıktı 2014'te.
415 oy aldı.
Kılıçdaroğlu ise 740.
325 fark yemiş başka deyişle.
Şimdi yine aday. Acaba o günden bu yana ne değişti de, oyların da değişeceğini umuyor.
Ve asıl soru şu galiba bana kalırsa.
Bir kere daha kaybederse, yine aday olur mu sizce?
NOT: Lütfen bu yazıya 'Kılıçdaroğlu da genel seçimlerde kaybediyor ama liderliğe devam ediyor' diye kontra yapmayın. Genel kurullarda onu seçiyor partilileri, ben ne yapayım!

Klavyede cuma kılınmaz!

Birinin bunu söylemesi gerekiyordu. İyi oldu, kendisi de cumaya giden bir bilim insanından geldi uyarı. Prof. Dr. Erkan Işığıçok Hocamız şöyle yazdı, 'cuma paylaşımları'yla alakalı:
'Cumanızı buradan kutlamayın. Klavyeden Müslümanlık olmaz. Gidin adam gibi cumanızı kılın.
Cami çıkışında canlı canlı kutlayın. Gösteriş yapmayın. Allah kabul etsin.'

'Pembe vagon' iptalinin arkasındaki isim?

Pembe vagon uygulaması iptal edildi. İstasyonlardaki 'Bayan yolculara öncelikli vagon' yazıları söküldü ve Bursa, 'adını kötüye çıkaran' bir garabetten, elbirliğiyle kurtuldu.
CHP Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, bir grup CHP'li kadın, eli klavye tutan yüzlerce insan, herkes elbirliğiyle bir kampanya yürüttü. Bu kurtuluşun değirmenine herkes elinden geldiğince su taşıdı ama...
Sadece bir kişi yasal başvuru yaptı ve bugün alınan sonucun mimarı da, o hemşerimiz:
Adı, Okan Aras.
Okan Bey yazdığı dilekçeyle konuyu İl İnsan Hakları Kurulu'na taşıdı.
O kurul da gerçekten bilimsel çalıştı ve 17 sayfalık bir rapor hazırladı. Daha önce bu sütunlarda yer verdiğimiz raporu ve detayları 'yazarın önceki yazıları' bölümünden bulup okuyabilirsiniz.
Şu kadarını söyleyeyim, söz konusu rapor bu sütunlarda 'Pembe vagon insan haklarına aykırı' başlığıyla yayınlanmıştı.
Pembe vagondan kurtulduk ama olayın safahatı bize ders olsun.
İdarenin kimi uygulamalarına ve/veya tasarruflarına karşı çıkmanın tek yolu, klavye başına geçip görüş bildirmek değil. O da bir yol ama, somut başvuru kaynaklarını tüketmek, vatandaş olarak haklarının ve borçlarının farkında olmak çok daha önemli.
Şekilde de görüldüğü gibi, 'sonuç almak için' ilgili yerlere doğru başvurularda bulunmak çok daha faydalı sonuçlar doğurabiliyor.
Kimsenin pembe vagona binmek veya binmemek için özel çaba sarf ettiğini gözlemlemedik.
Yani uygulama, uygulamak isteyenlerin istediği gibi uygulanmadı ama.
Bursa'da vagonların 'erkekler ve kadınlar' diye ikiye ayrıldığı imajı bile karşı çıkmak için yeterliydi. Çünkü bu kente hiç ama hiç yakışmamıştı.
Bu kentin duyarlı kesimleri Okan Aras'a bir teşekkür borçlu.