Ali Genç

Ali Genç

aligenc@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Madalyonun 'gerçek' yüzü
25 Mart 2017 Cumartesi, 04:43

Ülkemizde tüm ortamlar, engelli bireyler düşünülmeden sağlıklı bireyler için hazırlanmıştır. Sonradan, engelli bireylerle sağlıklı bireylerin aynı ortamları paylaşma hakkı olduğu fark edilince daha çok da bağlı bulunan uluslararası kuruluşlarının yaptırımlarıyla çeşitli düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Bu düzenlemeleri her vatandaş çeşitli seviyelerde ve algıda fark etmektedir. "Ah ne güzel. Bak, engelliler için yolda yapmışlar. Bunlara devlet para da veriyor" gibi engelli bilincinden uzak ve cahilce konuşmalara hemen her gün kulak misafiri olmaktayız.
Yapılan o yolların engelli birey için çile haline geldiği; ulaşılabilirlik, erişebilirlik adına eksiklikleri engelli ya da engelli yakını biliyor. Böyle bir dünyada yaşayıp gidiyoruz. Acaba gerçek dünya bu mu?
21 Mart Dünya Down Sendromu Günü'nün, cılız haberler sayesinde bilindiği bir gerçek. Durum, down sendromlu bireylerin bu özel güne ilişkin masumca yaptıkları takdire şayan çalışmalar, STK'ların seslerini duyurmak için çabaları ve siyasilerin günü geçiştirmek adına verdikleri mesajlardan ibaret mi olmalı?
Elbette farkındalık adına bunların olması gerekiyor. Bu hafta AS TV'deki Engelsizsiniz programında konuk ettiğim Bursa Down Sendromu Sevgi Derneği Başkanı Fikri Haşal ve Başkan Yardımcısı Genetik uzmanı Dr. Taner Durak, madalyonun diğer yüzünü bana gösterdiler.
Down sendromu; genetik düzensizlik sonucu insanın 21'inci kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması, kromozomların toplam sayısı 46 olması gerekirken 47 olması ve bunun sonucu ortaya çıkan bir genetik bozukluktur. 700 gebelikten biri down sendromlu çocuğun dünyaya gelmesiyle sonuçlanıyor. Ülkemizde yaklaşık 100 bin civarında down sendromlu birey olduğu tahmin ediliyor. Bu istatistiki verileri aktaran Taner hocamız, daha sonra asıl can alıcı konulara değindi. Rapor çilesinden korumalı işyerlerinde yaşanan sıkıntılara kadar; eğitim ve sosyal ortam eksikliğinden çevresel tepkilere kadar, yetersiz rehabilitasyon hizmetlerinden aile destek merkezi eksikliğine kadar sorunlar yumağı olduğuna dikkati çekti.
Bu olumsuzlukların yanında beni mutlu eden konuşmalar da yok değil. Down sendromlu bireylerin hayat dolu olmaları, yalan-dolan bilmemeleri, verilen görevi harfiyen yerine getirme çabaları, sürekli güler yüzlü olmaları, saygı ve sevgilerini açığa çıkartmaları, biraz inatçı olsalar da ailelerine bağlı ve çevreye duyarlı olmaları önemli...
O zaman kim gerçek dünya da yaşıyor? Yetkililere söyleyecek sözüm ya bu canların yaşam kalitelerini artırmak ve sorunlarını çözmek için gerçekten çaba gösterelim ya da bırakın onlar sağlıklı bireylere yaşanılabilir bir dünya kursunlar. Hiçbir şey yapamıyorsak, Bursa Down Sendromu Sevgi Derneği gibi sivil toplum örgütlerine destek olalım.
Son sözüm de duyarsız vatandaşlarımıza... Lütfen down sendromlu bireylerle iletişim kurun, onlara uzaydan gelmiş gibi bakmayın. Engelli bireyler, herkesin ortak sorumluğundadır. 'Benim ailemde yok' diye düşünüp ötekileştirmeden, rencide etmeden, acıma duygusuyla hareket etmeden toplumla tam kaynaştırma sağlanmasına yardımcı olalım.