Ali Genç

Ali Genç

aligenc@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Selçuk Baytoz, nasıl 'mak' etti?
12 Ekim 2019 Cumartesi, 08:55

Bu hafta sporun insan hayatına nasıl olumlu dokunuşlar yaptığını, engelin, yaşın, fiziksel yetersizliklerin nasıl aşıldığının hikâyesini sizlerle paylaşacağım. Yazımın başlığının ne anlama geldiğini merak edenler sonuna kadar okumaya devam etsin.
Adı Selçuk Baytoz... 1983 yılında Karacabey'de doğdu. 6 aylıkken ve 2 yaşında geçirdiği havale sonucu konuşma ve görme sıkıntısı yaşamaya başladı. Geç yürüyüp, geç konuştu. Çok az gören ve artikülasyonu olan (dil konuşma bozukluğu) birey olarak ilkokula başladı. Özellikle matematik dersinde çok başarılı oldu. Sınıf birincisi olarak ilkokuldan mezun oldu. Ülkemizde o yıllarda maalesef eğitim sistemi ve altyapısı engelli bireyler için uygun olmadığından okula devam edemedi.
Ailesi, 1996 yılında Karacabey'den Bursa merkeze taşındı. O dönemde hayatında pek değişiklik olmadı. Evde daha çok zaman geçirip, ara sıra dışarıya çıktı. 2013'te Mudanya'ya taşındıktan sonra hayatı renklendi, değişti. İlk olarak Mudanya Engelliler Derneği'ne gidip, rehabilitasyon merkezlerinden destek almaya başladı. Daha sonra Nilüfer Belediyesi Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi'nde eğitime başladı. Bizim Ev, Selçuk Baytoz'un hayatında olumlu ve kalıcı dokunuşlar oluşturdu. Kendisini geliştirmesi için çok önemli katkılar sağladı.
Bizim Ev'in eğitimcilerinden Merve Özbek'in yönlendirmesiyle Nilüfer Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü BUGES'in yolunu tutan Baytoz için en büyük gelişim de başlamış oldu. 35 yaşında BUGES ile tanışan ve "Ben spor yapmak istiyorum" diye kulüpten adımını atan Selçuk Baytoz, hiçbir spor geçmişi olmadan fizik, koordinasyon, denge, kilo, artikülasyon ve ulaşım dezavantajlarına rağmen her gün Mudanya'dan Yüzüncüyıl'a toplu taşıma araçları ve beyaz bastonunu kullanarak gidip gelmeye başladı.
Temel sportif eğitimle başlayan eğitimi, yeteneğine göre branş yönlendirilmesi yapılarak bu doğrultuda antrenmanlara başladı. Başlarda zorlansa da azmiyle ilk senesinde Gaziantep'te yapılan Görme Engelliler Türkiye Halter Şampiyonası'nda üçüncü oldu ve bronz madalyayı boynuna taktı. Yetmedi bu yıl da 7-9 Ekim'de Nevşehir'de artı 125 kiloda Türkiye Şampiyonu olarak altın madalyayı boynuna taktı.
Sadece iki yıl spor yaparak başarı elde etmek çok kolay değil. Küçük yaşta spora başlamak, uzun bir spor geçmişi olmak çok önemli. Engelli bireylerin de küçük yaşlarda sportif eğitim alması önemli fakat engelli bireyleri her zaman erken yaşta bulup sportif çalışmaya başlatmak mümkün olmuyor. Bu yüzden hangi yaşta engelli kişiyi bulursanız spora başlatmak için asla geç kalmış sayılmazsınız. Bu konuda en önemli rol modellerinden birisi Selçuk Baytoz oldu.
Hikâyeyi yazan Selçuk Baytoz birkaç engeli bir arada yaşasa da, doğru yönlendirmelerle tüm engellerini aşıp karşımıza Türkiye Şampiyonu olarak çıkabiliyor. Yalnızca sportif başarısıyla Selçuk'u sınırlamamak lazım... Öz bakımına çok dikkat eden, iletişimi çok güçlü, etrafına neşe saçan, hiçbir kötü alışkanlığı olmayan örnek bir birey... Onunla Bursa adına ne kadar gurur duysak az. Bu başarılarda kulübü ve destek eğitimi veren kurumların yanında, annesi sevgili Meral Baytoz'un desteğini de unutmamak lazım. Aile desteğinin engelliler için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bize göstermiş oldu.
Gelelim yazının başlığına... Artikülasyonu olan Selçuk Baytoz, bazı kelimeleri düzgün söyleyemiyor. Şampiyonaya gitmeden önce "Rakiplerimi mak edeceğim (mahvetmek) edeceğim ve şampiyon olacağım" demişti. Gerçekten de mak etti! Bize yaşattığın mutluluk için teşekkürler şampiyon...