Bursa Hakimiyet

Bu fotoğraf her şeyi anlatıyor

Bakambu’nun golünden sonra çektiğim fotoğrafa sadece 2 Yeşil Beyazlı taraftar girebildi. Dramatik bir pazar gününü dramatik hale getiren unsurları unutalım. Geçmişe bakıp hayal kuralım. Olması gerekeni konuşalım istiyorum. Belki o zaman gelecek için umutlanırız.

Bursaspor ile Eskişehirspor 2-2 berabere kaldığı maçta dramatik birçok olay yaşandı. Tek tek bunları anlatıp tekrar morallerimizi bozmaya gerek yok.
Pazar gününü özet geçecek olursak; taraftarın gelmediği, futbolcuların ruhunu ortaya koymadığı, Teknik Direktör Şenol Güneş’in belki bize göre yanlış oyuncu tercihleri ve takımı geriye çektiği, maçın sonunda Ertuğrul Sağlam’ın Bursaspor taraftarı ile sert atıştığı bir gün yaşadık.
Yani olumlu hiçbir yanı olmayan bir gün.
51 yıllık Bursaspor tarihinin en dramatik görüntüleri arasına girerdi bu yaşananlar.
Çektiğim şu fotoğrafa bakın. Bakambu’nun golünden sonra Atatürk Stadı’nın yıkılması lazım öyle değil mi?
Koskoca tribünden kadraja ancak 2 taraftar girebilmiş.
İnanmak güç ama gerçek.
Bu görüntüyü görünce, fotoğrafa tekrar tekrar bakınca aklıma eski günler geldi.
Hayal kuralım istiyorum. Hayal dediysem normalde yaşanması gerekenleri düşünelim, belki bu sayede bir sonraki maçta, “Evet ya. Passoligdir odur budur benim Bursasporumu yalnız bırakmama nasıl engel olur?” diyebiliriz.
“Türkiye’nin Anadolu derbisi günü geldi çattı. Sabah erken saatlerden itibaren Atatürk Stadı çevresi tıklım tıklım. Kapıların açılmasını bekleyen taraftarlar sabırsızlanıyor, hep bir ağızdan tezahüratlar yapılıyor. Kartonlar alınmış, çekirdekler ellerde, muhabbetse süper. Daha maçın başlamasına 2 saat var ama Altıparmaktan stada Yeşil Beyaz’a bürünmüş binlerce insan akmaya devam ediyor. Stada alınan taraftarlar yer kapma savaşında. Takımlar sahaya çıkıyor. Bursasporlu futbolcular alkışlanıyor, Eskişehirsporlu futbolcular ıslıklanıyor. Sonra futbolcular tek tek yumruk şova başlıyor. İğne atsan yere düşmez. İnanılmaz bir atmosfer var. Bir an önce maç başlasın diye bakıyor herkes. İstiklal Marşı hep bir ağızdan söyleniyor ve akabinde başlıyor taraftar; “OOOOooooo”
Ve ilk düdük geliyor. Öyle bir ses yükseliyor ki evinde pazar keyfi yapan on binler, Bursalı Atatürk Stadı’nda maçın başladığını anlıyor. Müthiş bir atmosfer var. Rakip futbolcuların ayakları titriyor. Akabinde de Bursaspor’un Bakambu ile golü geliyor. Daha önce hiç böyle atmosfer görmeyen Bakambu golden sonra taraftarla bütünleşiyor. Herkes delirmiş vaziyette. Gol müthiş, atmosfer müthiş. Tek kelimeyle harika. Bursaspor 2’nci yarıda 2’nci golü buluyor ve yer yerinden oynuyor. Tezahüratlara bütün stat eşlik ediyor. Kapalı kale arkası maratona, maraton açık kaleye, açık kale de kapalı tribüne bağırıyor: “Yeşil, Beyaz, Şampiyon, Bursa” diye.”
Hayalimizi burada bitirelim. Böyle bir atmosferde Bursaspor’un 2-0’dan maç vereceğini düşünüyor musunuz? Diyelim ki mücadele 2-2 sona erdi. Sonrasında da, Altıparmak’tan yukarı doğru koyu bir muhabbet başlamaz mı? Bursa kanalları açılıp kızgın kızgın yorumcular dinlenmez mi? Ertesi gün gazetelerdeki fotoğraflarla, yazılarla birlikte muhabbet daha koyulaşmaz mı?
Aslında bu dram 90 dakika değil bütün gün, bütün hafta, bütün ay, bütün yıl sürer. Futbol yani Bursaspor bir hayat biçimidir. Kendi kendimizi cezalandırmayalım.
Bu görüntülerin yaşanmasında emeği olan, TFF’sinden Aziz Yıldırım’ına, Passolig’inden ruhsuz futbolculara, iş bilmeyen yöneticilerden yanlı hakemlere inat daha da çok dolmalı o tribünler.
Öyle değil mi?
Çünkü Bursaspor her zaman farklıdır.