Bursa Hakimiyet

Bu kadar basit mi?

100 yıl geçmedi üstünden. Sadece 3 yıl önce Bursaspor şampiyon olmuştu. Ne İntertoto Kupası’ndaki başarı, ne 2.Lig’deki şampiyonluk ne de bireysel yetenekler onların yerini tutabilirdi. Ama ne oldu? Futbolcular tek tek ya kovuldu, ya itibarsızlaştırıldı ya da iftiraya uğradı.Batalla olayı her anlamıyla amatörce. Arjantinlinin yaptıkları, yönetimin ve başkanın söylemleri… Hiçbir yönüyle Bursaspor Kulübü’ne yakışmayacak şekildeydi. Peki ne oldu şimdi? Olan yine Bursaspor’a oldu. Her zamanki gibi... Haftanın, ayın, belki de yılın en ciddi konusu ile karşı karşıya kaldık. “Pablo Martin Batalla” krizi.
Eğer ‘Kim suçlu?’ konusunda yüzdelik bir dağılım yapılsa Batalla’nın yüzde 50, yönetimin yüzde 25, Daum’un da yüzde 25 suçlu olduğunu düşünürdüm.
Tabii ki bu benim görüşüm.
Açıkçası olayı kısaca özetlemek gerekirse, gördüğüm ve anladığım kadarıyla şu şekilde anlatabilirim;
*Sezon başı Batalla’ya Katar’dan teklif geliyor.
*Menajerinin ve babasının kafası karışıyor. Ellerini ovuşturuyor.
*Karışık kafalar, Batalla’nın aklını çeliyor.
*Ancak Arjantinli futbolcu gitmeye cesaret edemiyor.
*Menajeri ve babasının aklı bir türlü Katar’dan yani milyon Eurol’arda kalıyor.
*Batalla kafası karışık şekilde sezona başlıyor. (Kötü de oynuyor)
*Suzan Naguf (menajer), Batalla ve babası arasında ne yaşandığını bilmi-yoruz ama Bursaspor’dan ayrılmanın bir bahanesi aranıyor.
*Önce Batalla sisteme uymuyorum diyor.
*Ardından bunun fazla polemik yaratmayacağı düşünülerek Daum’la aralarındaki tartışma Batalla’nın menajeri ve babasının kulağına gidiyor.
*Tam da aradıkları olay bu oluyor.
*Daum, Batalla’ya kendi söylemiyle terbiyesizlik yapıyor.
*Ve işte aranılan ayrılma sebebi… Apar topar Batalla, kulüpten ayrılıyor.
*Bahanesi Daum’la yaşadığı kriz.
*Bu arada yönetim nerede diye düşünürken, Başkan Erkan Körüstan açıklama yapıyor.
*Esas Batalla herkese saygısızlık yapmıştır diyor.
*Konu buraya gelene kadar diğer yöneticilerimiz de televizyondan gelişmeleri izlemeye devam ediyor. Ki hâlâ da bu duyarsızlıklarını sürdürüyorlar.
*Hem yönetim bazında hem de futbolcu bazında tam bir amatör film izliyoruz.
*Devam edelim.
*Batalla basın toplantısı düzenliyor ve, “Başkan ve Daum varsa ben yokum” diyor
*Sonra Bursaspor yönetimi, “Sen kim oluyorsun?” modunda çıkış yapıyor.
*Akabinde de Başkan Körüstan, Batalla’ya kapımız açık diyor.
Şu ana kadar yaşananlar bunlar. Yorum sizin ancak bana sorarsanız, burası Çermikspor değil. Bursaspor Kulübü’nün ne futbolcusuna yakışır bu hareketler ne de bu olaylara sessiz kalan yöneticilere, ardından da başkanın bir türlü net olamadığı söylemlerine.
Bedavaya gidip bir roman almayın, ya da bir filme gitmeyin. Bursaspor Kulübü’nü takip etmek hepsine bedel.
Üzüntümüz o ki olan yine Bursapor’a oluyor.
Daha 3 sene önce şampiyon olmuş olan takım, içler acısı kaosu, yine içler acısı tablosu ve yine içler acısı futboluyla yine taraftarın saçını başını yoldurmaya başlıyor.
Tarihe altın harflerle yazılan şampiyon futbolcular adeta teneke parçasıymış gibi kenara itiliyor. Belki 10 belki 20 belki de 50 sene sonra kıymetlerini anlayacağız ama geç olacak.
Şampiyon olan futbolcuların değeri ne çabuk unutuldu!
Ne İntertoto Kupası’ndaki başarı, ne 2.Lig’deki şampiyonluk, ne de bireysel yetenekler onların yerini tutabilirdi. Ama ne oldu? Futbolcular tek tek ya kovuldu, ya itibarsızlaştırıldı ya da iftiraya uğradı.
Batalla’nın da yüzde 99 bir daha Yeşil Beyazlı formayı giymeyeceğini düşündüğümüzde, aklımıza Bursaspor’da şampiyonluk sevinci yaşamış ve ayrılmış diğer futbolcular geldi. Peki onlar kulüpten nasıl ayrıldı ve ne yaptı?
Bir göz atalım;
Ivankov: Gittiği günü kimse hatırlamıyor. Sessizce aramızdan ayrıldı şimdi Anorthosis’in kalesini koruyor.
Yavuz Özkan: Yedek kulübesinin müdavimlerindendi. Futbol oynamak istedi ve gitti. Önce Adanaspor, şimdi de Şanlıurfaspor’un file bekçisi.
Ömer Erdoğan: Bursaspor’dan mutlu ayrılan tek futbolcu diyebiliriz. Jübile tadında son maçına çıktı, omuzlara alındı. Ancak daha sonra Yeşil Beyazlı kulübün yardımcı antrenörlük teklifini, “4 sene eğitim göreceğim böyle bir şey düşünmüyorum” diyerek geri çevirmesi ancak hemen akabinde Eskişehirspor’da aynı görevi üstlenmesi herkesi şaşırttı.
Ali Tandoğan: Gidişi tam anlamıyla içler acısı. Adeta itibarsızlaştırıldı. Şimdi Mersin İdman Yurdu’nda top koşturuyor.
Mustafa Keçeli: Kendisine seni gelecek sezonda düşünmüyoruz dediler. Büyük üzüntü yaşadı. Bursaspor’dan gittikten sonra verdiği ilk röportajda ise, “İçimde az da olsa kırgınlık var” dedi. Şu anda Bugsaşspor forması giyiyor.
İbrahim Öztürk: Şampiyonluk gören ve şuanda Bursaspor formasını giymeye devam eden nadir futbolculardan biri. Bu sezon formayı unuttu. Hedefi bu kulüpte futbolu bırakmak ve sonrasında yine Bursaspor’da görev almak.
Bekir Ozan Has: Kendisinden habersiz sözleşmesi uzatıldı. Bunun için TFF’ye kadar gitti. Ardından o da kulübün haberi olmadan Gaziantepspor’la görüştü ve anlaştı. “Para için değil futbol oynamak için gidiyorum” ifadelerini kullandı. Halen aynı takımın formasını terletiyor.
Ivan Ergic: Bursaspor’dan ayrılışına kimse anlam veremedi. Neden gönderildi, mantık neydi? kimse açıklayamadı. Geri dön çağrısı birçok kez yapıldı. Ancak Ergic futbolu bıraktı.
Ozan İpek: Dönemin teknik direktörü Ertuğrul Sağlam, “Konuşursam Türkiye’de futbol oynayamaz” dediği Ozan, yerden yere vuruldu.  1 sene top oynamadı. Mersin İdman Yurdu’na kiralandı. Tekrar Yeşil Beyazlı takıma döndü. O da itibarsızlaştırılmaya çalışıldı ancak o dik durdu ve şu anda Bursaspor’da oynuyor. Sakatlığı sebebiyle ikinci yarıda forma giymesi bekleniyor.
Sercan Yıldırım: Bursaspor’un genç yıldızıydı. Çok şey bekleniyordu. Manchester United’ın bile peşinde olduğu yazılıyordu. Ancak özel hayatı ile gündeme geldi. Tam anlamıyla kendini yaktı. Galatasaray’a gitti ama, aması vardı. Şimdi Şanlıurfaspor’da kiralık top koşturuyor. Devamlı sakat ve oradan da ayrılması gündemde.
Volkan Şen: Sercan’la aynı kaderi paylaştı. Kovuldu. Trabzonspor’a gitti. En son gördüğümüzde ağlayarak sahayı terk ediyordu. Yeşil Beyazlı taraftarlar, “Yuvana dön” çağrısı yaptı. Devre arası veya sezon başında Bursaspor’a geri dönmesi gündemde. Tabii parasını kurtarırsa.
Turgay Bahadır: Gidecek mi kalacak mı? derken gitti. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’la el sıkıştı. Sessiz sedasız gitti hem de… Bursa Atatürk Stadı’nda çıktığı ilk maçta pankartlar açıldı, lehine tezahüratlar yapıldı. Şimdi Kayseri Ericiyesspor’da.
Tuna Üzümcü: Şampiyon kadronun yedek ismiydi. Soru sorulmadan gönde-rildi. Adanaspor forması giyiyor.
Eren Albayrak-Muhammet Demir: Bu iki futbolcu için bir şey söylememe gerek yok herhalde.
Hüseyin Cimşir: O da kovuldu. En son Adana Demirspor’da forma giyiyordu. Şuanda futbol oynamıyor.
Yenal Tuncer: Kovulmaktan beter edildi. İmkan olsa 100 kez kiralık gönderilecekti. O da bıktı. Konuşamadığı çok şey var. Şimdi Denizlispor’da top koşturuyor.
Tomas Zapotocny:  Yeşil Beyazlı taraftarın çok sevdiği bir futbolcuydu. Beşiktaş’tan kiralanmıştı. Elde tutulamadı ve tekrar Beşiktaş’a geri döndü. Şu sıralarda ülkesi Çek Cumhuriyeti’nin Pribram forması giyiyor.
Veli Acar: 5 sezon Bursaspor’da forma giydi ve gitti. Şu sıralarda Mersin İdman Yurdu’nda oynuyor.
Stelian Kirita: Sempatik bir futbolcuydu. Ama gidişi o kadar da sempatik olmadı. Kadroda kendisine yer bulamadı ve takımdan ayrıldı. En son Targu Mureş takımında forma giydi. Şua nda futbol oynamıyor.