Bursa Hakimiyet

Bu takıma güvenilmez

Ne zaman ne yapacağı belli olmayan, istikrarsız takımlar kategorisinin en tepesinde Bursaspor. Bir maç izliyorsunuz, “Geri dönüyoruz” diye umutlanıyorsunuz, ertesi hafta, “Ne bu hal?” diye kahroluyorsunuz. 3 hafta üst üste kazanan bir Bursaspor izlerken bile tedirgin oluyorsanız, o takım henüz takım olamamıştır. Bir Fenerbahçe maçı izliyorsunuz, “İşte şimdi oldu” diyorsunuz, ancak yine olmuyor, yine olmuyor…
Bursaspor’u, hemen hemen herkesin elinde olan akıllı telefonlara benzetiyorum.
Bir bakıyorsunuz sizi hayattan kopartıyor, istediğiniz her şeyi yapabiliyor. Ama bir gün geliyor ve telefon arızalanıyor. Her defasında size sorun yaşatıyor. 2 gün iyi gidiyor, 3. gün yine arızalanıyor. Sizi hayattan kopartan şey, bir anda sizi hayattan soğutuyor.
Bursaspor da bu sezon böyle…
Taraftar, “Hayatımın anlamı” diye maçı izliyor, 90 dakika sonra hayal kırıklığına uğruyor. Evde ailesinin, sokakta arkadaşlarının suratına bakamıyor.
Bir nevi acı çektiriyor.
Sivasspor karşılaşmasına, Türkiye’nin dört bir yanından büyük zorluklarla gelen taraftara gösteri-len futbol bu mu olmalı?
MAÇ MI SEÇİYORLAR?
Teknik Direktör Christoph Daum, futbolcularına kızmakta çok haklı. İlk kez bir teknik adamın, kendi oyuncularına kızmasından dolayı kutluyorum.
Çünkü yapılacak bir şey yok.
“Sestak ve Pinto’yu oynatsın o zaman” derseniz Daum’un ona da net cevabı oldu:
“Fenerbahçe maçında Sestak ve Pinto mu oynadı?”, “3 maç üst üste kazanırken onlar mı vardı?”
Çok açık.
Ayrıca Pinto’nun bu takımda olmaması gerektiğini 2 sezondur yazıyoruz. Sestak konusunda ise sanırım Christoph Daum, kendisini devamlı yerde bulan, zayıf, güçsüz ve son vuruş yeteneğini yavaş yavaş yitiren futbolcuları çok sevmiyor.
İki futbolcu ile artık yollar ayrıldı diyebiliriz.
Peki saha içindeki futbolcular ne yapıyor?
Maç mı seçiyor?
Konsantrasyon eksikliği mi var?
Sanki yeteneklerine hançer vurulmuş gibi mücadele ediyorlar. Batalla, Belluschi ve Frey’i tanıyabildiniz mi?
Bir takımı zirveye taşıyan yegane şey istikrardır. Ancak Bursaspor takımında maalesef istikrarın ‘İ’si yok.
HAYAL, GERÇEK OLUR MU?
Bursaspor, milli aranın ardından Kasımpaşa ile karşı karşıya gelecek. Çok merak ediyorum kim bu maç ile ilgili Bursaspor yüzde 100 kazanır diyebiliyor?
Sanıyorum ki hiç kimse.
Bu sezon lig öyle böyle, yani tıngır mıngır gidecek gibi gözüküyor.
Avrupa kupaları hayal.
Eğer gerçekleşirse de, “Hayaldi gerçek oldu” sözü ilk kez gerçek anlamda kullanılır Türkiye’de.
HELAL OLSUN SİZE
Ligde bu hafta derbi müsabakası da yaşandı. Uzun zamandır tüm dünya ligleri de dahil bu kadar rezil futbol oynanan derbi mücadelesi seyretmemiştim.
Kazanan Fenerbahçe oldu. Sarı Lacivertliler, liderliğini sürdürdü. 11 hafta sonunda en büyük şampiyonluk adayı olarak da gösterilmeye başlandı.
4. haftada Beşiktaş’ın gösterildiği gibi.
İlginç bir sezon geçireceğiz. Derbi maçtan daha çok dikkat çeken mücadele ise Başkent’te yaşandı.
Mehmet Özdilek ve öğrencilerini yürekten kutlamak gerekiyor. Trabzonspor karşısında 2-0 geriye düştüğü maçı çevirmek ve sahadan üç puanla ayrılmak her takımın ve teknik adamın yapacağı iş değil.
İşte anlatmak istediğimiz de bu.
Geriye düşebilirsin, yenilebilirsin de ama umutlarını asla yitiremezsin. Gençlerbirliği futbolcularının özellikle bu hafta gösterdikleri mücadele karşılığında aldıkları para analarının ak sütü gibi helal olsun.