Bursa Hakimiyet

Bursaspor'da senaryo değişmedi

Galatasaray karşısında oynanan oyun herkesi memnun etti. Yeni transferler Civelli, Frey ve Taiwo iyi performans ortaya koydu. 16 yaşındaki gurur tablomuz Enes Ünal, göğsümüzü kabarttı. Taraftarlar muhteşemdi, alınan 1 puanın mimarlarındandı. Christoph Daum takıma çabuk ısındı. Yaptıklarıyla ve yapacaklarıyla umut dağıttı.
90 dakikaya baktığımız zaman bunları diyebiliriz.
Bursaspor böyle oynadığı sürece de kimsenin eleştiri yapmaya hakkı yok.
Ancak sanki geçen sezonun aynısını yaşıyoruz.
Dejavu gibi…
Yine dönen muhabbet aynı. Sorulan sorular da aynı.
“Galatasaray’a 5 atsan ne olur Avrupa gittikten sonra?” diyenlerin sayısı çok. Tabii ki artık arkamıza bakmamamız lazım. Ancak insanın içi de yanmıyor değil.
Futbol basit bir oyun. Basit şekilde düşündüğümüz zaman da Bursaspor ne için mücadele ediyor senelerdir?
Şampiyonluk ve Avrupa kupalarına katılabilmek için…
Bu hedef için 34 lig maçı, 10’a yakın hazırlık maçı, yine 10’a yakın Türkiye Kupası maçı yani ortalama 50 müsabakaya çıkıyor.
Bunun sonunda Avrupa’ya gidiyor. Peki sonra ne oluyor?
Yapılan yanlışlar ve 180 dakikada giden kupa hayalleri.
Tekrar sil baştan…
Sil baştan…
Sil baştan…
Sil baştan…
Taraftara söylenen söz belli:
Sabredin.
Ve yine sil baştan…
Sonra da 50 maçlık bu maratonda yine çırpın dur.
Neden ve ne için?
NEYE BAĞLAMAK GEREKİYOR?
Bursaspor’un Galatasaray karşısındaki iyi oyunu en azından ilerisi için umutlandırdı. Bunu da unutmamak gerekiyor. Bir nebze olsun nefes aldı takım. Artık bunca kötü oyunun sonunda böyle bir performansı Daum’un gelmesine mi, Hikmet Karaman’ın gitmesine mi, yoksa futbolcuların maç seçmesini mi? bağlarsınız bilmiyorum.
SADECE BEKLEYELİM
Enes Ünal…
Türkiye onu konuşuyor. Attığı golle tarihe geçmesi, mütevazı kişiliği ve performansı…
Her şeyi ile muhteşem…
Ancak herkesin korkusu şu; “Biz ne yıldız adayları gördük ama sonra şımardılar. İnşallah Enes şımarmaz.”
Bakıldığı zaman şımaracak, kendisini kaybedecek birisi değil. Aile yapısı da öyle.
Avusturya kampında kendisine bu soruyu yönelttim. O da aynen bana, “Ben Sercan ve Volkan abinin yaptıklarını yapmam” diye cevap verdi.
Enes’i sevelim, Enes’i koruyalım ama Enes’i bunaltmayalım. Kendi haline bırakalım. Çünkü o çok çalışıyor ve yapması gerekeni biliyor. Galatasaray maçında attığı bu golden sonra, “Böyle giderse gol kralı bile olur” gibi yorumlardan kaçınalım. Sadece bekleyelim. Gelişmesini bekleyelim. Yıldız olmasını bekleyelim. Dediğim gibi sadece bekleyelim.
İLGİNÇ ÇOK İLGİNÇ
Son olarak Galatasaray maçında yaşanan ilginç bir olaya değinelim.
Birincisi, fotoğrafta da gördüğünüz gibi emniyet güçleri, Bursaspor ve Galatasaraylı futbolcuları sahaya çıkarken, telefonlarıyla görüntüye alıyor. Biri değil neredeyse hepsi. Önce onları yayıncı kuruluş sandım ancak üzerlerinde üniformalar kendilerini ele verdi.
Gerçekten ilginç bir görüntüydü.