Bursa Hakimiyet

Çılgın bir maç

90 dakika adeta ömürler tükendi. İlginç görüntüler ortaya çıktı, Yeşil Beyazlı takım forvet sıkıntısını en somut şekliyle hissetti. Uzatma anlarında gelen goller hem taraftarın ömrünü uzattı, hem de puan cetvelinde umutlarımızı yeşertti. Bu maç ya 0-0 bitseydi. Başlayacaktık suçlu aramaya.
Bunları yüzdelere de bölebilirdik. Yüzde 50 hakem, yüzde 30 forvetsizlik, yüzde 10 sistemsizlik, yüzde 10 vs vs vs…
Tabii giden 2 puanı kimse getiremeyecekti.
Herkes de kafasını taşlara vuracaktı.
Gelelim hakem Ali Palabıyık’a…
Bir maçın kaderi ile defalarca oynamak bu kadar kolay olmamalı. Maçın bütününde Yeşil Beyazlı takımı adeta katleden, arada da Kayserispor’u delirten Palabıyık ve yardımcılarını bırakın amatör bir maça vermeyi televizyondan maç seyrettirmememiz gerekiyor.
Abartmıyorum.
Çünkü bu tarz hakemlerin futboldan uzaklaştırılması gerekiyor. Kayseri Erciyes-Fenerbahçe maçındaki hakemimiz Halis Özkahya da öyle. Futbol canisi Caner Erkin’in 1 değil, 2 değil, 3 tekmesini görmemezlikten gelmesi, futboldan, hatta insanlıktan soğuduğumuz dakikalardı.
Bu hakemler için söylenebilecek iki seçenek var.
1.’si bu isimler hakemliği bilmiyor…
2.’si bu isimler hakemlik vasıflarını kötüye kullanıyor…
Ben 2. ihtimali hiç düşünmediğim için 1. seçeneğe yönelerek, artık düdüğünüzü asıp diğer arkadaşlarınızın önünü açın yorumunda buluna- biliyorum.
Ne demişler; “Cesurlar bir kere korkaklar bin kere ölür”
En azından siz bir kere ölürsünüz…
EMEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER
Bursaspor’a geldiğimizde ise çok somut bir şekilde takımın forvetinin olmadığı anlaşıldı.
Bunu görmemek imkansız.
Zaten teknik direktör Christoph Daum da şimdiden arayışlara başladı. Büyük ihtimalle devre arasında Yeşil Beyazlı takımın elle tutulur bir golcüye kavuşacağı kesin gibi. Pinto ve Sestak’a da Bursaspor’a verdikleri emeklerden dolayı teşekkür edilecek gibi duruyor…
Pinto konusunda geç kalındığını düşünenlerden biri de benim. Sestak’a şans tanınmalı mı?
İhtimaller içinde.

BURSASPORLU FUTBOLCUYA YAKIŞMAZ

Kayserispor maçında rakip takım futbolcularının yaptıkları bizi ilgilendirmez. Onlar yerde 10 dakika yatabilir, futbolu tam anlamıyla kirletebilir. Dediğim gibi bizi zerre ilgilendirmez. Ancak Yeşil Beyazlı formayı giyen futbolcuların o armaya yakışmayacak hareketlerini görünce insanın içi sızlıyor.
Kimlerden mi bahsediyorum? Sizin de tahmin edeceğiniz gibi Civelli ve Serdar Aziz’den…
Futbolseverler adından da belli futbol seven insanlardır. Bunun için belli bir para vererek, ya maça gelir ya da televizyondan izler.
Bu insanlara karate, güreş ve tekvando gibi sporların reklamını yapmak Bursasporlu futbolcuya yakışmaz… Özellikle Civelli’nin yaptığı hareketin ardından futbol gündeminde, “Bursaspor hak etmediği 3 puan aldı” gibi başlıkları görmeye, yorumları izlemeye mahkum bırakıldı taraftar.
Kayserispor yönetimi de; “Hakeme verilen para haram olsun, emek hırsızları” gibi yorumlar yapmaya başladı.
Böyle olaylar yüzünden eze eze alınan üç puan da herkesin kursağında kaldı.
Ancak unutulmamalıdır ki Kayserispor takımı zaten temiz bir futbol ortaya koymamıştı. Kendileri açısından da iyi bir ders olmuştur.