Bursa Hakimiyet

Çünkü düdük Fenerbahçe'de

Aslında bazen sadece bir fotoğraf her şeyi anlatır. Bursaspor’un üç maçlık galibiyet serisi sona erdi.
Ancak bu ne Yeşil Beyazlı takımın kötü oyunundan ne de rakibin müthiş performansından…
Her zamanki filmi seyrettik.
Şaşılacak, yadırganacak bir şey yok.
Bilirsiniz bazı filmleri seyrede seyrede doyamayız. Genellikle Fenerbahçe maçlarında yaşanan bu filmlerin başrolleri de hakemler oluyor.
Siz bu filme bir isim takabilirsiniz. “Düdük Fenerbahçe’de”, “Hakem çalar, Fener oynar”, “Çare hakemler” vb…
Bu film, Merkez Hakem Kurulu tarafından o kadar sevilmiş ki tekrar tekrar sunumunu yapıyorlar.
Cumartesi akşamı oynanan mücadelede ise aktör, Hüseyin Göçek’ti. O çaldı, Fener oynadı, o çalmadı Fener üç puanı aldı gitti.
Çaldıkları ve çalmadıkları ile yine gündem hakemdi.
Artık yapılacak pek de bir şey yok.
Gerçekten yok. Eğer bu kararlar Fenerbahçe lehine verilseydi yer yerinden oynardı. Bu laf da çok klasik oldu. Ama ne bu skandal kararları seyretmekten ne de bu yazıları okumaktan kimse bıkmayacak.
Türk futbolunda bu düzen hiçbir zaman değişmeyecek. Buna artık kesin eminiz.
HER TRANSFER YILDIZ OLMALI
Taraftar her zamanki gibi müthişti. Açılan pankartlar ve yapılan tezahüratlarla.
Maç zevki olarak verdikleri paranın da kat kat üstünü aldılar. Ancak bu futbol zevkinin her maça yayılması gerekiyor. Teknik direktör Christoph da bunun için uğraşıyor.
Bursaspor’un, kesinlikle ofansif yönü sağlam, çok kaliteli futbolcular alması gerekiyor. Hem de bir değil.
Artık Pinto ve Sestak’tan umut kesildi. Enes ve Batuhan hala genç ve güç olarak yetersiz.
Bursaspor’da şu anda forvetin ‘F’si yok.
Batalla’ya gelecek olursak, kötü oyununa rağmen yine atıyor, yine atıyor… ‘10’ numara futbolcu sözüne çok uygun bir isim olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Başkan Erkan Körüstan da ofansif yönde transfer yapmadıkları için pişman olduğunu dile getirdi.
Şimdi bazı isimler ortada dolaşıyor.
Sezon başında belirttiğim bir şey vardı.
“Bu takıma yıldız bir futbolcu lazım” dediğimde bazı kesim bana katıldı, bazı kesim de bu takımın yıldızları Vakıfköy’den çıkacak diye eleştiride bulundu.
Ancak biz Bursaspor takımından bahsediyoruz. Zaten kadrosuna katacağı tüm futbolcuların artık yıldız futbolcu olması gerekiyor. Taraftarı heyecanlandıracak isimler olması lazım. Böyle futbolcuların yanına da Vakıfköy’den çıkacak yıldızların konması en doğrusu olacaktır.
 “Biz yıldız futbolcu almayalım, Vakıfköy’den nasıl olsa çıkacak, bekleyelim bakalım” gibi bir mantık kabul edilemez.
NASIL OLSA BEN OYNARIM
Yabancı sınırlamasının Türk futbo- luna zarar verdiğini düşünenlerdenim. Gelecek sene 5+3’e düşecek biliyorsunuz. Bu tamamen Türk futbolunu geriye götürecektir.
Bunun mantığı ne halen anlamış da değiliz. Herkesin bir yorumu var. En çok ön plana çıkan ise, “Milli takımın güçlenmesi ve Türk futbolcuların daha çok oynayıp kendisini kanıtlaması vs…”
Açıkçası ben tam tersini düşünü- yorum.
Bu kural çıktı çıkalı, Türk futbolcular geriye gitti. “Nasıl olsa ben oynarım” mantığı yerleşti kafalara. Normal şartlarda 18’e dahi giremeyecek adamlar, takımlarında 11’de çıkmaya başladı. Antrenmanda ne kadar kötü oynarsa oynasın, alternatifi eğer yabancıysa o futbolcunun keyfine diyecek yok. Çünkü mecbur hoca onu oynatacak.
Transfer döneminde de ilginç şeyler yaşıyoruz.
100, 200 bin Euroluk adamlar oldu size 1, 2 milyon Euro… Böyle giderse ne bir Türk takımı Avrupa’da başarıyla ilerlerler ne de milli takım bir daha şampiyona görür.
Son olarak kafama takılan iki soruyu paylaşmak istiyorum.
1.’si bu sezon görev almaya başlayan kale yanındaki hakemlerin ne iş yaptığı?
2.’si Elazığsporlu Bilica’nın neden hala Türkiye’de ekmek yediği?