Bursa Hakimiyet

Kedi ve fare kovalamaca dahi oynamaz

Ligin 5'inci haftasına geldik ve Bursaspor 2'nci sırada...
Hayal edebilir miydiniz?
Hayır.
Balık hafızalı bir millet olduğumuz için bazı şeyleri unutuyoruz, hatırlayalım.
Bu kulüp batıyordu... Futbolcu transferleri ona göre yapıldı... Bu yıl geçiş yılı olarak ilan edildi...
Real Madrid, Barcelona, Bayern Münih'i eleştirmiyoruz. Milyon Euro'lar havada uçuşmadı.
Peki oynanan futbol iyi mi?
Elbette hayır!
Ancak takım savaşıyor, yüreğini ortaya koyuyor. İnanın bana bu ortam (takım içinden bahsediyorum) şampiyonluk yılında dahi olmadı.
***
Gelelim Timsah Arena'ya.
Dış yapısı kötü, iç yapısı kötü, zemini kötü...
Yeni stat ama bakıma muhtaç! Bu nasıl oluyor anlamak mümkün değil. Sizle birkaç fotoğraf paylaştım. Basın çalışma odalarının fotoğraflarını çektim. Değil burada basın mensubunun çalışması, kedi ile fare kovalamaca dahi oynamaz. Birçok kapı kilitli, tuvaletlerde bazen su akıyor, bazen akmıyor. Özellikle foto muhabirlerinin olduğu bölüm tam anlamıyla fiyasko!
Unutmadan benim de üye olduğum TSYD'ye de eleştirim var. 



Aşağıda yer alan basın emekçilerinin çektiği bu zorlukları görmemek için kör olmak lazım. Defalarca da söyledik. İlgilenilsin diye... Foto muhabirleri üvey evlat muamelesi görüyor. Ancak kimsenin umrunda değil. İki haftada bir kez Bursaspor'u gören spor adamları! (sözüm meclisten dışarı) yukarıda keyif çatarken, takımın her daim yanında olanlar aşağıda eziyet çekiyor... Su dahi verilmiyor, ki yukarıda duyduğuma göre, "Her şey dahil otel" sefası yapılıyor.
Ne diyelim, afiyet şeker olsun.



Şu konuya da değinmeden geçemeyeceğim. Maçı televizyondan izleyenler ilginç bir görüntüye şahit olmuş. Takım otobüslerinin futbolcuları indirdiği noktada (stat içi) çöp konteynerleri yer alıyor. Futbolcular tam, "Vay be Timsah Arena'ya bak" derken bir kokuyla karşılaşıyor. Onlar bu kokuyla, izleyenler de çok kötü bir görüntü ile baş başa bırakılıyor.
Yani rezil oluyoruz...