Bursa Hakimiyet

Kenetlenmek

Bir söz vardır: “Perşembenin gelişi çarşambadan belli oldu” diye. Aynen bu şekilde bir maç izledik Karabük’te.
Bursaspor ortalama 27 derecede sürdürdüğü çalışmalarının sonucunda 3 derecede maça çıktı. Ancak Yeşil Beyazlı futbolcular ve teknik heyet bu kez inanmıştı.
Maç öncesi çalışmalardaki neşe, hırs ve istek gözle görülür cinstendi. Karşılaşmanın başlamasına saniyeler kala ise ‘büyük fotoğrafta’ gördüğünüz Timsah tam anlamıyla kenetlendi. Bu görüntü saha içine de yansıdı.
İlk dakikalarda iyi bir oyun ortaya koydu, rakip 10 kişi kaldı ve gol hemen geldi.
Bu dakikadan sonra herkes fark beklerken Bursaspor frene bastı, bu kez de bireysel yetenekler ön plana çıkmaya başladı. Belluschi, Kazım gibi… Sonuç olarak fazla taktik işine girmezsek Bursaspor kazanmasını bildi.
Bu galibiyet belki de sezonun en önemli galibiyetiydi. Açıkçası milli ara öncesi yapılabilecek en önemli hamleydi.
 

BÖYLE FUTBOLCU LAZIM

Kazım demişken, Bursaspor’a gerçekten böyle bir futbolcu lazımdı. Çok hırslı. Başarıya odaklanmış futbolcu. Aldığı para umurunda değil. Yeter ki başarı olsun. Kasıntı değil. Onun için önemli olan saha içinde rakibini ezmek ve adeta onları sahadan silmek.
Belki dikkat etmişsinizdir. Rakibi ile son dakikalarda adeta alay etmeye başladı. Morallerini bozdu. Çok da tekme yedi ama 90 dakika sonunda en çok sevinen de oydu. Çılgına döndü. Önce kendi kendine, sonra takım arkadaşlarıyla ardından da taraftarla bu büyük sevinci paylaştı.
İşte olay da bu…
Bursaspor’da eksik olan şeyler buydu.
Hırs, istek, arzu…
Bazı futbolcularda bu artarken, bazı futbolcularda azalıyor.
Teknik direktör Christoph Daum’u bu konuda tebrik ediyorum. Pinto’yu siliverdi. Takımın moralini düşüren bir enerjiye sahipti.
O 18’e giremediğinden beri takımdaki pozitif artışı görüyorsunuzdur. Sadece neden o değil elbette. Ancak et-kisi var.
Bursaspor’a Kazım gibi adamlar lazım. Başarıya odaklanmış futbolcular. Kaprisi yok, hırsı var… Hem becerikli de…

SİZCE NE OLUR?

Süper Lig’de bu hafta yaşananlar da ilginçti. Şampiyonlar Ligi’nde Juventus’la deplasmanda 2-2 berabere kalan Galatasaray, Manisa’da oynanan Akhisar Belediyespor maçında rakibine 2-1 mağlup oldu.
Bu haftanın en ilginç sonuçlarından biriydi.
Sonuçlar dışında tabii ki olaysız bir hafta yine geçiremedik.
Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanan maçın son dakikalarından itibaren olaylar başladı. Önce Sarı Lacivertli taraftar, Onur Kıvrak’a yabancı maddeler yağdırdı. Oyun durdu. Gerginlik böylece başlamış oldu. Maç bittiğinde ise Selçuk Şahin yedek kulübesinden fırladı. Onur’a bir şeyler söyledi. Bekir de öyle. Hemen olayların adamı Volkan da oraya geldi. Zokora da eksik kalmadı. Ortalık karıştı.
Bu olaylar burayla da sınırlı kalmadı. Stat dışına çıktı.
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na taraftarlar saldırdı. Arabasının üstüne çıktı. Fenerbahçeli taraftarlar küfür ediyor, arabadan sık sık kafasını çıkaran Hacıosmanoğlu da geri kalmıyor. Daha sonra da bir televizyon programında Hacıosmanoğlu, “Polis beni çıkaramıyorsa sülaleme haber vereyim” demesi de içler acısı.
Türk futbolunun düştüğü hale bakın.
Bakalım Fenerbahçe taraftarına sahaya yabancı madde atmak, onlarca dakika küfürlü tezahürat yapmak ve saha dışında rakip takımın başkanına saldırmaktan kaç maç ceza verecekler?
Ya da ceza verecekler mi?
Sizce ne olur?