Bursa Hakimiyet

Mecburiyetten

Öyle bir kadro yetersizliği var ki Yeşil Beyazlı takımda, taraftarlarca yuhalanan, hiçbir şekilde Bursaspor için varlık gösteremeyen Sebastian Pinto’nun eline ayağına bakar duruma geldi. O da bunun farkında. Takım Belluschi’nin golünden sonra inanılmaz sevinç yaşarken, o sadece başını öne eğip kendi yarı sahasına geçmeye çalışıyor.
Bursaspor’un gidişi, gidiş değil. Bu açık ve net.
“Balık baştan kokar” derler ya. Yeşil Beyazlı takımın bu hale geleceği en baştan belliydi.
Daha kampta negatif bir hava esiyor-du Bursaspor semalarında.
Pablo Martin Batalla’nın gidiş şeklinin birkaç ay önce benzeri yaşanmıştı.
Nasıl mı?
Hikmet Karaman’ın gidiş şekliyle.
Batalla nasıl gitti biliyorsunuz zaten. Bir nevi yarı yolda bıraktı Bursaspor’u. Detaylar konusunda çok bilgimiz olmasa da mantık yürütmek çok da zor olmuyor.
Batalla’nın yönetime yaptığını, yönetim de Hikmet Karaman’a yapmıştı zamanında.
Etme bulma dünyası işte.
Hikmet Karaman hatalıdır veya değildir, Batalla hatalıdır veya değildir ama illaki dönüp dolaşıp yapılan yönetimsel hatalar, yine yönetimin başını ağrıtıyor.
Hikmet Karaman, önce kampta fırça yedi, ardından istenmediği açıkça belli edildi, sonrasında gönderildi.
Daum’la da Karaman gönderilmeden bağlantı kuruldu. İrtibata geçildi.
Ee ne oldu. Sonunda yine Bursaspor’a oldu. Her hafta bu cümleyi kurmaktan üzüntü duysak da yapılanlar bunu gösteriyor.
Karaman gider, Batalla gider ama Bursaspor ebediyen kalır.
Önemli olan, yani yapılması gereken de hak ettiği yerde kaldırılmasıdır.
MİMİK DAHİ YOK
Elazığspor galibiyeti puan anlamında çok iyi oldu.
Oyun anlamında değişen bir şey yoktu. Fazla irdelemeye gerek yok zaten. Beklenilenin aksi bir şey olmadı. Bursaspor’un toplayabildiği kadar puan toplaması gerekiyor. Kötü oyun kaçınılmaz.
Elazığspor gibi bir takıma karşı oynanan maçtan sonra eğer Yeşil Beyaz-lıların en iyi futbolcusu Frey ise durup düşünmek gerekiyor.
Bursaspor’da kadro yapısının ne kadar vasat altı olduğunu bir düşünün.
Sebastian Pinto’nun eline ayağına bakar olduk.
Hani etme bulma dünyası demiştik ya, işte bir örneği daha. Şilili futbolcu Bursaspor’u kafasında bitirmiş, Daum kafasında bitirmiş, taraftar kafasında bitirmiş, yönetim keza öyle…
Ne oldu şimdi?
Bursaspor’u bu kadar muhtaç bir duruma düşürmek hiç olmadı.
Belluschi’nin galibiyet golünü attıktan sonra tüm takım büyük sevinç yaşarken, Pinto ne yapıyordu dersiniz?
Başını öne eğip kendi yarı sahasına gidiyor. Bir mimik dahi yok.
Daha fazlası beklenemezdi zaten.
Unutmadan Yeşil Beyazlı takım bir de Pinto’dan gol bekliyor!!!
ADI ÜSTÜNDE SÜPER LİG
Süper Lig’e dönelim.
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan derbi mücadelesi seyir zevki olarak çok yüksekti.
Keşke maç 90 dakikadan fazla olmasaydı dediğimiz türdendi. 6 gol, 2 kırmızı, verilmeyen goller, mücadele her şey vardı.
Defans şöyle hata yaptı, bu adam taç atarken çime bastı, hava topu çok da havalı değildi gibi yorumlar yapıp böyle seyir zevki yüksek maçı gölgelemeye gerek yok.
Böyle maçlara Süper Lig’in ihtiyacı var.
Bir başka mücadeleye dönelim. Ya da başka takıma diyelim.
Gaziantepspor.
Sergen Yalçın’ın başına gelmesiyle adeta farklı bir kimliğe büründü. 2’de 2 yaptı. Futbol seyir zevkini yükselten hamleler yapıldı. Olması gereken de bu. Süper Lig’de yer alan 18 takımı da izlerken zevk almamız gerekiyor.
Adı üstünde Süper Lig bu.