Bursa Hakimiyet

Nasıl oldu da 48 yıl kazanamadık?

Yeşil Beyazlı takımın oyunu zevk vermeyebilir. Bunu ilk dakikalardan itibaren de anladık. Durdu, durdu ve durdu. Bir kere vurdu gol oldu. Kötü oynadı belki ama kazanmasını bildi. Büyük takım olmanın kuralları içinde olan bir durumdu bu.Bursaspor takımına, taraftarına daha doğrusu camiaya sevinmek çok yakışıyor. Maç içinde ve dışında sevinmeyi hak eden bir topluluk çünkü.
Hangi takımın taraftarı, Konya deplasmanında tribünleri hıncahınç doldurur?
Konya’da bulunan ve evi stada sadece 1 kilometre olan İstanbul takımlarının taraftarlarından bahsetmiyorum. Zaman zaman baktığımızda onlar dahi o kadar yolu almaya üşeniyorlar.
Nitekim Bursaspor taraftarı yine maçın önüne geçti.
Müthişlerdi.
Böyle bir taraftar önünde kazanamama ihtimali hakikaten çok düşük.
Maça dönecek olursak, Yeşil Beyazlı takımın oyunu zevk vermeyebilir. Bunu ilk dakikalardan itibaren de anladık. Durdu, durdu ve durdu. Bir kere vurdu gol oldu. Kötü oynadı belki ama kazanmasını bildi. Büyük takım olmanın kuralları içinde olan bir durumdu bu.
Başarabilmek önemliydi.
MAÇI BAŞTAN KAZANDI
Colin Kazım’ın takıma bir hava getirdiği gerçek. Bunu bir kez daha anladık.
Yeşil Beyazlıların son haftalardaki yükselişindeki kilit isimlerden biri.
Belluschi, Batalla, Civelli gibi…
Bir de maç öncesi bir şey dikkatimi çekti. Takımda arkadaşlık yavaş yavaş üst düzeye çıkmaya başladı. Bir an Bursaspor’da kimse kimseyle konuşmuyordu. Gruplaşmalar ön plana çıkmış bu da takımın gidişatına büyük etkiler yaratmıştı.
Şimdi ise işler çok başka. Daum’un disiplini, Kazım, Taiwo, Tuncay ve Frey’in neşesi, Basser, Civelli, Belluschi ile Batalla’nın ciddiyeti ile oyun karakterleri birleşince hem takımda neşe hem de başarı doğdu.
Konyaspor maçının başlamasına 1-2 dakika kala Civelli ile Murat Yıldırım’ın, Kazım ile de Basser’in karşılaşma içinde yapacakları ile ilgili tartıştıkları gözüme çarptı. Bu görüntü Bursaspor’un maçı baştan kazandığının da bir kanıtıydı adeta.
CILIZ KALDI
Maçı kazanmak çok önemliydi demiştik. Ancak karşılaşma sonunda herkesin ağzında aynı muhabbet, herkesin kafasında aynı soru oluştu: “Nasıl oldu da biz bu takımı 48 sene yenemedik”
Gerçekten bana da ilginç geldi. Deplasmanda 48 sene yenemediğimiz takım ne bir Manchester United, ne bir Barcelona… Elbette her sene oynadığımız bir takım değillerdi ancak yine de garip geldi. Sonunda bu çileden de kurtulduk. Son senelerde Bursaspor'un yaptığı ilklere alıştığımız için bu biraz yanlarında cılız kaldı.