Bursa Hakimiyet

Ne olur geri dön

Bu sezon keşke hiç başlamasaydı diyen kaç kişi vardır acaba?
‘Ben varım’ diyen fazlasıyla Yeşil Beyazlı taraftar tahmin edebiliyorum.
Bu sezon öncesi neler yaşandı açıkça anlatalım.
Kamp fırtına gibi başladı, Hikmet Karaman yönetimindeki Bursaspor, öyle bir çalışıyordu ki görmeniz lazım.
Oraya tırmanıyor, buraya zıplıyor, koşuyor da koşuyor...
Ama bu hız ve istek sadece 1 hafta sürdü. Uygulanan idman programı Yeşil Beyazlı futbolcuların direncini kırdı, yorgunluklarına neden oldu.
Her gün kros yapılacak diye başlanan kamp çalışmasının 1. haftasından sonra ne kros kaldı, ne hoplama kaldı ne de     zıplama…
Bu arada da yeni transferleri unutma-yalım.
Taiwooo geliyor...
İşte transfer buuu. Diye rüzgar yapıldı. Halbuki uzun zamandır futbol oynamayan futbolcu Bursaspor’a kazandırıldı. Temeli iyi olabilir ama bize böyle bir futbolcu lazım değildi. Aynı     şekilde Civelli ve Frey için de geçerli. Şamil ve Yasin’in bizi şampiyonluğa oyna-tacak kapasitede futbolcu olduğuna inananda yok sanırım…
Hazırlık maçları devam ediyor, alınan kötü sonuçlar, yönetimin canını sıkıyordu.
Bir anda Seefeld’de yöneticiler belirdi. Sanıldı ki takıma moral verilecek.
Ama tam aksi oldu.
Hikmet Karaman’a fırçalar atıldı, bu takım ne halde böyle diye serzenişlerde bulunuldu.
Karaman da bu transferleri kendisinin yapmadığını özellikle Taiwo transferini basınla birlikte öğrendiğini söylüyordu bizlere.
Kulübün içi ‘Yalan Rüzgarı’na dönmüştü adeta.
Bizler de Avrupa’dan Bursa’ya sesleniyorduk, Bursaspor takımı kötü, yapılan transferler yetersiz diye. Bize de kulüp içinden tepki geliyordu…
Açıkçası Erkan Körüstan başkanlığındaki yönetim başından beri Hikmet Karaman’ı istemiyordu. Sırf hoca ile çalışmamak için neredeyse Bursaspor’un başarısızlığı isteniyordu.
Hazırlık maçlarında alınan kötü sonuç nedeniyle dahi Hikmet Karaman’a herkes içinde fırça atılıyorsa, takım Avrupa’dan elenince Karaman’ın halini bir de siz düşünün.
Açıkçası Karaman da yönetim de ikili oynadı.
Birbirlerinin kuyularını kazdılar.
Nitekim güçlü olan yönetim olduğundan o kazandı. En azından onlar öyle sandı...Halbuki kazanan yoktu.
Böyle bir ortamda taraftar takımdan başarı bekledi. Bilinçli birçok taraftar başarısız bir sezon başlangıcının olacağını biliyordu.
Avrupa gitti, hoca gitti, hatta birçok kişi için sezon bitti…

YAZIKLAR OLSUN

Dün bir taraftar aradı ve dedikleri çok ilginçti. Söylediği sözleri kısaca aktarmak istiyorum:
“Kardeşim beni bu sene Bursaspor’dan nefret ettirdiler. Yazıklar olsun. Daha sezon başlamadan takımdan soğuttular. Ben bir kongre üyesiyim ve bu yönetime oy atan ellerim kırılsaydı keşke. Artık bu takımın başına kimi getirirsen getir bir şey olmaz. Bize Macunköy korkusunu şimdiden yaşatanlara yazıklar olsun. Biz şampiyon takımız ve bunu hak etmiyoruz. Kombine aldık, oy attık, karşılığını da aldık açıkçası!!! Yeter ya sinirden ağlamamak için kendimi zor tutuyorum”.
Bursasporlu taraftar daha birçok şey söyledi ancak bu kadarı durumu anlatmaya yeter.

TAKIM O KADAR KÖTÜ Kİ...

Eskişehirspor maçına dönelim. Hangimiz bu deplasmandan Bursaspor için galip gelir diyebiliyorduk?
Hiçbirimiz.
İşte olay burada bitiyor.
2009, 2010, 2011, 2012’deki güve-nimiz bitti, gitti. Götürdüler herkesten.
Öyle bir zihniyet yerleşti ki şu anda kafalara inanamazsınız. 2-0 mağlup olunan maçtan sonra bazı yorumlara göz attım. “Ya kaybettik ama beraberliği hak etmiştik”, “Az pozisyon bulduk ama fena oynamadık”, “Eskişehir de çok kötüydü, biz de. Ertuğrul hoca çok şanslı” gibi ifadelere rastladım.
Takım o kadar kötüydü ki vasat oyuna biraz yaklaşılmış olan Eskişehirspor maçından sonraki yorumlar içler acısı duruma düşmüş.

KISACA BAKALIM

Bir de bazı isimlerle Bursaspor’a bakmak istedim. İlk aklıma gelenler şöyle...
Pinto: Ciddiyetsiz, isteksiz, mutsuz…
Civelli: Aldığı para başını döndürdü…
Taiwo: Futbolu unutmuş…
Forsell: Yer içer keyfime bakarım havasında…
Barış Güçlü: Tanımıyorum.