Bursa Hakimiyet

Pardon

'Lan' kelimesine tahammülü olmayan Şensoy, askerde komutana kafa atarken, evde enişteyi bıçaklıyor.

Hakem Fırat Aydınus ise, Eskişehir-Fenerbahçe maçında bu kelimeden dolayı Caner'e kırmızı kart gösteriyor. Ancak o sözü Caner'in değil Veysel'in söylediği ortaya çıkıyor. Bu olayın komedi filminden farkı ne?

Türk futbolunun ne hallere düştüğünü bu hafta da anlamış olduk.Hakem yanlış futbolcuya kırmızı kart gösterir, taraftarlar rakip takım otobüsünü taşlıyoruz diye kendi otobüslerini taşlar, filelere amblem konulur ve cezalar yenilir, bir Avrupa takımı gelir havaalanında olay çıkarılır...
İşte bu Türk futbolunun trajikomik halleri.
Ama öncelikle Bursaspor'a gelelim.
Önceki hafta Beşiktaş karşısında ortaya koyduğu oyunu bu hafta Mersin İdman Yurdu'na da sergileyen Timsah, klişe sözle: "Üç puanı üç golle aldı"
Yeşil Beyazlı takım özellikle attığı golün ardından şaha kalktı ve maçı kopardı.
Önce az sayıda diye eleştireceğimiz taraftar da aynı futbolcular gibi Ferhat'ın fileleri havalandırması ile birlikte şaha kalkarak, Atatürk Stadı'nı inletmeye başladı.
İşin özü alınan bu galibiyet Bursaspor'un çok işine yaradı.

A2 İÇİN Mİ ALINDI?

A takım Mersin'i farklı mağlup etmesinin sevincini yaşarken, ertesi günkü A2 takımında oynayan futbolcularla şok geçirdik.
Aslına bakılacak olursa A takımda forma giymeyen futbolcuların maç eksiklerini kapatmak amacıyla bu yöntem iyi.
Bunu zaten cümle alem biliyor.
Ancak esas tartışılması ve dikkat çeken olay ise bu değil.
Bursapor Kulübü tarihinde en çok para verilerek transfer edilen Bangura'yı, Finlandiya'nın gizli yeteneği diye getirilen Forsell'i, Lazio'nun talip olduğu ancak Yeşil Beyazlı takımın aldığı Murat Yıldırım'ı, Türkiye'de futbolcu kalmamış gibi Almanya'dan belli bir ücret verilerek getirilen gurbetçi Barış Örücü'yü alıp da A2'de oynatmanın mantığı ne?
Gerçi bu olayı kulüp kabullendikten, paralar sokağa atıldıktan sonra ne desek boş.
Alan almış, satan satamamış!
Son olarak bu futbolcuların içinde Murat Yıldırım'ın performansı ile diğer isimler arasında gece ile gündüz kadar fark olduğunu da söylemek lazım.

KOMEDİ FİLMİ

Gelelim son yılların en komik olaylarına.
Beşiktaş-Bursaspor maçında verdikleri ve vermedikleri ile tartışılan, tabiri caizse önce öncü depremi yaşatan hakem Fırat Aydınus, bu hafta ortalığı adeta yıktı, geçti.
Olayı tekrar tekrar dillendirmeye gerek yok.
Fırat Aydınus, arkası dönükken bir 'lan' kelimesi duyuyor, bunun Caner'den çıktığını sanıyor. Bir kumar oynayarak Fenerbahçeli futbolcuyu direkt kırmızı kartla oyundan atan Aydınus'a bu dakikadan sonra büyük tepki yağıyor. İşin aslı ise biraz geç anlaşılıyor. Eskişehirsporlu Veysel, "Lan kelimesini ben söyledim ancak onun küfür olduğunu ilk kez duyuyorum" diyor.
Açıkçası biz de ilk kez bu kelimeden dolayı atılan futbolcuya tanıklık ettik ki Caner bu kelimeyi demeden atılıyor.
Yani haksız yere ceza alıyor.
Bu olay akıllara Ferhan Şensoy'un 'Pardon' filmini getirdi. Bire bir kopyası sanki.
Orada da 'lan' lafına tahammül dahi edemeyen Şensoy, bu yüzden askerde yüzbaşıya kafa atıyor, evde de eniştesini bıçaklıyor.
Tıpkı Aydınus'un Caner'e yaptıkları gibi...
Ancak bu bir film, hem de komedi filmi.
Peki bu cumartesi yaşadıklarımız neydi?