Bursa Hakimiyet

Senkron kaydı

Bursaspor'da sezon başından gelen istikrarsız tablo devam ediyor. Ligin bitimine 7 hafta kala bunları tekrar konuşmamız çok anlamsız.
Olan oldu.
Avrupa'ya gitme umutlarımızı yavaş yavaş kaybetmeye başladık. Böylesine kritik bir maçta, böyle bir performansı kimse beklemiyordu.
İlk 25 dakikayı izlediğimizde, "İşte bu. Antrenmanda söylenenler aynen uygulanıyor. Herhalde 2-3 atarız" deniyordu ki 26. dakikadan itibaren Bursasporlu futbolcular hafıza kaybına uğradı.
Senkron bir anda kaydı.
Hafta için söylenenlerle saha içinde uygulananlar birbirini tutmamaya başladı. Açıkçası Yeşil Beyazlılar'da son zamanlarda önce ses, sonra görüntü geliyor.
Herkesin kafası bir hayli karışık.
AMA AHMAK DEĞİL!!!
Harun Tekin olayına bir gelelim.
Genç kalecinin yaptığı tamamen doğru. Herkes şiddete karşı.  Ancak burada farklı bir şey var.
Hatta şöyle bir örnekleyelim.
Hatırlarsanız evine hırsız giren bir vatandaşımız, hırsıza bir şey yapamıyordu. Yaparsa kendisi suçlu duruma düşüyordu. Bu kanun günlerce haberler bültenlerinde tartışıldı. Binlerce, milyonlarca kişiye soruldu ve "Aa bu ne biçim kanun. Ya, bana saldırırsa. Kendimi savunmak zorundayım. Bir de ben mi ceza alacağım?" benzeri cevaplar alındı.
Şimdi Kasımpaşa maçına dönelim.
Harun'un kafasına yabancı madde atıyorlar ve genç kalecinin başı fazlasıyla acıyor. Sonrasında maç bitiyor ve sahaya giren bir 'futbol maganda'sı Harun'a doğru koşuyor. Genç file bekçisi de kendisine doğru koşan magandayı 1 metre kala görüyor ve o refleksle vuruyor. Sinir, acı, korkuyla beraber bu gerçekleşiyor.
'Siz olsanız ne yaparsanız?' diye 100 kişiye sorsak, İstanbul medyası dışında aynısını yapardım cevabını alırsınız.
Hırsızın eve girmesiyle, magandanın sahaya girip sana saldırması arasında hiçbir fark yok. Yapılması gereken de insanın kendisini koruması. Bursasporlu kaleci de öyle yaptı. Harun Tekin'i yakından tanıyanlardan biri olarak, onun ne kadar be-yefendi bir kişiliğe sahip olduğunu belirtmemde fayda var.  Atatürk'ün dediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı. Ama ahmak değil!!!
PARAN VARSA KRALSIN, YOKSA HARAPSIN
Kasımpaşa Recep Tayip Erdoğan Stadı'nda alınan güvenlik önlemleriyle ilgili yapılan haberlerle yaşananlar birbiriyle örtüşmedi.
900 küsur polis, 300'den fazla özel güvenlik maç için görevli.
Haberlere atılan başlıklara bakalım: "Polis etten duvar ördü, Kasımpaşa'da kuş uçmayacak."
Peki gerçek nasıl?
Tam bir fiyasko...
Hem saha içi hem de saha dışı güvensiz bir ortamda bulunduğunuzu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
Maç oynanırken sahaya 3 kişi giriyor. Futbolculardan forma istiyor. Onu geçiyoruz, maçın bitiş düdüğü ile birlikte birçok yabancı madde sahaya yağıyor, ardından kaleciye fiziki saldırıda bulunuluyor. Hadi onu da görmezden geldik, saha dışında yayın yapılması "Kasımpaşalı, eli maşalı" taraftarlarca engelleniyor.
Başbakan’ın adının konduğu bir statta bunlar oluyorsa gerisini siz düşünün.
Özellikle canlı yayın yapması gereken yayıncı kuruluş hariç diğer basın mensuplarının çektiği tam anlamıyla ıstıraptı.
Lafın kısası, paran varsa kralsın, yoksa harapsın…