Bursa Hakimiyet

Siz vefasızsınız! Siz zibidisiniz! Siz hainsiniz! Siz cezalısınız!

Kazanılan puanlar ve yüzü gülmeyen teknik adamla yola devam eden bir Bursaspor var karşımızda.
Bu konuyla ilgili yazılacak çok şey var ancak kulüp içinde ‘U’ dönüşlerinin ardı arkası kesilmemesinden dolayı, “Görünen köy kılavuz istemez” dememiz  yeterli olacaktır.
Zaten her şey meydanda, kimin ne dediği, kimin ne dedikten sonra, “Yok ben öyle bir şey demedim” sözlerinin farkındayız.
İnsanları saf yerine koymaktan vazgeçilmeli.
Fazla geriye de gitmeye gerek yok. Son 2 ay içinde aynı kişilerin sözlerini yan yana koysak ve hiç bu konularla ilgisi olmayan insanlara göstersek şaka zanneder. Hele hele bu kişilerin mevkilerini söylesek kahkaha atar, bu duruma inanamazlar.
İşte bu duruma sessiz kalmayan bizlere Özlüce Tesisleri yasaklanıyor (Yani sizlerin haber alma özgürlüğü kısıtlanıyor), sizler vefasız ve zibidi oluyorsunuz ve karşı çıkan futbolcular da (bazıları) hain ilan ediliyor.
Bir kişi de dönüp kendisine sormuyor, “Biz kimiz, neyiz?” diye.
Anlamadığım konu ise; Hala sorunun takım olduğunu düşünen bir yönetimin olması. Alınan futbolcular güzel, gelecek vaat ettikleri de (sezon içerisinde) doğru. Zaten taraftar da takımı ne ıslıklıyor ne de yuhalıyor.
İşte algı operasyonları da burada başlıyor.
“Kardeşim bu takım düzelecek. Biraz sabredin. Bakın göreceksiniz şampiyon olacağız. Vs…”
İyi de sorun takım değil ki!
Bunların herkes farkında ama ne duyuyor, ne görüyor ne de biliyor…
Anlayacağınız samimiyetsizlik diz boyu.
Samimiyetsiz ortamda edinilen başarıların ne tadı tuzu olur, ne de suya yazı yazmaktan farkı…