Bursa Hakimiyet

Timsah yürüyüşü yapmadıkları kaldı

Saç-baş yolduran, sağlıklı insanı hasta yapan bir maçtı.
Böyle bir Fenerbahçe'yi yenememek insanın canını sıkıyor.
Rakip adeta bitmiş.
Aykut Kocaman'ın maç başlamadan önceki görüntüsü zaten her şeyi açıklıyor. İnanın adamın maç umurunda değil. Futbolcuların kafası bir dünya. Nitekim Alex faktörü skoru belirliyor.
Peki biz ne yapıyoruz?
Görünürde rakipten daha çok topla oynayan, daha atak görünen tarafız. Ancak bu zaten fiziki şartlar gereği olması gerekendi. Orada hangi takım olursa olsun, o görüntü olacaktı. Ama 'Bursaspor' dedin mi daha fazlası olmalı.
Ama olmadı. Ya da olamadı.
Rakip nasıl Alex'ten medet umuyorsa biz de Pinto ve Batalla'ya top geldiği zaman heyecanlanıyoruz. Kadınlar bile top onlardayken daha çok çığlık atıyor.
Direkler izin vermedi, ofsayttan başımız yandı.
Bunlar da doğru.
Ama yedekte bekleyen Mehmet Sak maç anında Fenerli taraftarlarla muhabbete girerse, milli takıma kadar çıkan genç futbolcularımızın yürüyüşü dahi değişirse ve Turgay ile Bangura'dan gol beklersek bizim Play-Off'ta ne yapacağımız tam bir soru işareti.
***
Şükrü Saraçoğlu Stadı'na 43 bin Sarı Lacivertli taraftar geldi. Stada girmeyip İstanbul sokaklarında da dolaşanlarla beraber cumartesi günü 50 binden fazla Fenerbahçeli bayan taraftar gördük.
İçim bir konuda cız etti.
Tezahürat, destek, coşku, hepsinde Yeşil İncilerin bir adım daha önde olduğunu iddia edebiliriz.
Ancak bir konuda duruyorum!
Gördüğüm o 50 bin taraftarın hepsinin üstünde orijinal Fenerbahçe ürünleri vardı.
İnanılmaz bir olay.
Avrupa'da dahi örneklerine az rastlanır bir durum.
Bursaspor olarak acaba bu konuda suç kimde?
Bu ürünleri almayan taraftarda mı? Yoksa bu ürünleri pazarlayamayan kulüpte mi?
Ben işin içinden çıkamadım.
***
Son olarak stattaki komik durumlara değinmeden geçemeyeceğim.
Fenerbahçe'nin meşhur anonsçusu, 90 dakika boyunca garip sesler çıkardı. Güya taraftarı galeyana getirecek. Daha çok gürültü kirliliği yaratıyor farkında değil.
Maç sonunda yaşananlar ise tam fiyasko.
Stadın her yerinden konfetiler yağıyor. Şampiyonluk şarkıları söyleniyor. Bir Timsah yürüyüşü yapmadıkları kaldı ki belki o da anonsçuya olan güvensizlikten dolayı.
En sonunda da "oooooo Aziz Yıldırım oleyyyy"
Enteresan.