Bursa Hakimiyet

Timsah’ın emeği Es Es’in göbeği

Eskişehir’de eşitlik formülü: 10’a 12’ydi…
Böyle olunca da Bursaspor topu unuttu. Rakip sahaya geçmekte zorlandı. Bir ara Eskişehirspor kale arkasında bulunan top toplayıcılar da Bursaspor kalesinde bulunan arkadaşlarının yanına yardıma gitti.
Düşündük bu maç tek kale miydi diye?
Hakem Serkan Çınar, skandal yönetimiyle seçmişti halbuki kalesini.
E hal böyle olunca Eskişehirspor artık kazanmalıydı.
Zaman geçiyor, sabırlar tükeni- yordu.
Bursaspor Kulübü’nden bir abimiz devre arasında bana bir söz etti.
“Barış eğer biz kaybedersek, bu hakemin aleyhimize vereceği bir penaltıyla kaybederiz”  dedi.
Hakikaten de öyle oldu.
Maçtan sonra da, “Bak ben sana ne dedim” diyerek isyan etti.
Şaşılacak olan, bana bu sözü bir falcı, bir büyücü demedi. Normal bir insan söyledi.
Maçın seyri, hakemin yanlı kararı o kadar aşikardı yani.
Eskişehirspor’un galibiyeti değil, Bursaspor’un çatır çatır yenen emeği, futbolcuların alın teri, eski Türk filmlerinde olduğu gibi kahkahalarla kutlandı.
Soyunma odasında çekilen fotoğraf, Ertuğrul Sağlam’ın, “Net penaltı” sözü, taraftarın büyük zafer kazanmış edaları ve futbolcuların sahanın ortasında göbek atması…
Türkiye’de genel yapısı böyle değil mi?
Her zaman doğruyu yapanlara yanlış yaptığı söylenip eleştirilirken, yanlış yapanların ise, “Aferin işte hayatı öğrendin” diye başı okşanmıyor mu?
Hırsızlar omuzlarda taşınıp, elleri öpülürken, namuslu insanlar itelenip kakalanmıyor mu?
Eskişehir’de de bunun futbola yansıma şeklini ve sonrasını gördük…