Bursa Hakimiyet

Ve sahnede assolist Volkan

Tiyatro, sinema ve konserlere gitmeyenimiz yok. Pazartesi akşamı Bursaspor taraftarı futbol müsabakası izleyeceklerini sanıyordu. Elbette ki yanıldılar. Ne filmler döndü Şükrü Saracoğlu’nda… Son sahne ise her zamanki gibi assolist edasındaki Volkan Demirel’indi. O söyledi, biz dinledik…

Bazı şeyleri bilmek için büyücü, ermiş, falcı olmamıza gerek yok.  Kadıköy’e gidince, hakemi görünce, futbolcuları biraz tanıyınca, sonrasında da İstanbul basınında olacakları az buçuk kestirince bu maçın nasıl sonuçlanacağını tahmin etmek zor olmuyor.
Benim Türkiye Cumhuriyeti haricindeki tek inandığım Cumhuriyet; Dalkavuklar Cumhuriyeti’dir. Eskiden çocukların oynadığı jöleler vardı. Nereye atsan yapışırdı. Bu Cumhuriyetin de benimsediği, kabul ettiği felsefe bu. Nereye atsan oraya yapışır, hiçbir zaman kendi özgür iradesini kullanamaz. Başkaları tarafından atılır, oraya yapışır, atan kişi istemediği sürece de oradan çıkmaz.
Bunu neden söyledim?
Çünkü Fenerbahçe-Bursaspor maçında bu tür yapışkanları fazlasıyla gördük. Şükrü Saracoğlu’nda gördük, televizyon ekranlarında gördük, internette gördük.
Ama sadece biz gördük.
Sorun da zaten bu.
**
Tiyatroya, sinemaya, konsere gitmeyenimiz yoktur. Ama pazartesi gecesi Bursa’dan kalkıp İstanbul’a kadar giden Yeşil Beyazlı taraftarlar, futbol müsabakası izlemeye gittiklerini sanıyorlardı.

Elbette ki yanıldılar.
Tiyatronun alasını, aktörlerin Oscar’lık performansını ve konserin en heyecanlısını izlediler.
Maçın son bölümünde sahneye assolist edasıyla çıkan Volkan Demirel de bize unutulmayacak anlar yaşattı.
Sahnede adeta devleşti.
85’inci dakikada yaşanan olaya kısaca değinmek istiyorum:
Kendi yarı sahasının ortalarından serbest vuruş kullanacak olan Fenerbahçe’de topun başında Hasan Ali Kaldırım var. Hasan’ın tam 40 metre arkasında ise Volkan Demirel. O ara oyuncu değişiklikleri oluyor, zaman akıp gidiyor. Volkan’sa yüksek sesle bağırıyor: “Hasannn, Hasannnn, Hasannnn” diye. Sesini duyurmak için mesafe 40’tan 30’a, 30’dan 20’ye ve 10’a düşüyor. Volkan, Hasan’a, “Hakem düdüğü çalınca faulü ben kullanacağım. Çaktırma” diyerek topun başında Hasan’ı bırakıyor ve uzaklaşıyor. Mesafe en son 45 metreye varıyor. Oyuncu değişikliği oluyor, geçen dakikalara bir de Volkan Demirel’in müthiş oyunu ekleniyor. Hakem düdüğü çaldığında ise Volkan bir anda, “Hasan bırak ben atarım” diyerek küçük adımlarla topun başına doğru gidiyor.
Bunu anlattım çünkü; Saracoğlu’nda kazanmak için yapılanlar oyunların sadece bariz gözükenlerden ibaret olmadığını anlayalım diye.