Bursa Hakimiyet

Beyin var, yer misin?

Beyin salatası seven insanların bile, Elif Şafak'ın yeniden et yemeye başladığını açıkladığı yazısında kullandığı, kıymadan yapılma beyni gördükten sonra hızla etyemezlik kavşağından döndüklerine inanıyorum. Bundan sonra et yese mi yemese mi karar veremeyen arkadaşlarımızın, et yemeye “çiğ” et ile başlanıldığı yanılgısına kapılıp, zavallı hayvancıkların bütün gıdalarını tek başlarına tüketmelerinden ürküyorum. 
Popüler ve bence biraz popülist yazarımız Elif Şafak'ın, köşesinde yayınladığı yazı ile vejetaryenliği bıraktığını birbirinden ilginç anılar ve fotoğraflarla açıklamasıyla, sosyal medyada bütün gündemi aşıp “En çok söz edilenler” tahtına oturması bir oldu. 14 yıl sonra etoburlar arasına geri dönen ünlü yazar ile ilgili yapılan yorumlar, photoshop ile hazırlanan fotoğraflar, bahsettiğimiz kişinin aslen kim olduğunu, ne iş yaptığını bile unutturdu. Gerçi çok da şaşırmamak lazım milletimizin verdiği tepkilere, neticede “Deprem dede” diye hitap ettiğimiz Ahmet Mete Işıkara'yı “Yılın en seksi adamı” seçmiş insanlarız. Yakında Elif Şafak'a da mesleği bıraktırır, kendisinden bir gurme yaratmaya çalışırız. 
On beş yaşında, henüz kendi kararlarını alabilecek kapasiteye gelmemiş olmasına rağmen, ailesiyle “et yememek” üzerine kavga ederek, etin her bir çeşidini zaman içerisinde sofrasından uzaklaştıran biri olarak yazar ile duygudaşlık yapmam oldukça kolay. Yıllarca arkadaş ortamlarında alay konusu olmuş, hatta bir arkadaşının anneannesinden “insan içinde deme kızım, deli derler” yorumu almış, sıkı bir etyemez idim bir zamanlar. Benim yemek tercihlerim ne yazık k sağlık koşulları nedeniyle değişti ve neyse ki asla avcumda bir kilo kıymadan bozma beyin ile poz vermem gerekmedi. 
Elif Şafak da, yıllar sonra atıldığı bu macerayı kelimelere dökmekle yetinip, meşhur Dr. House dizisinin afiş pozunu vermeseydi belki bunların hiçbiri başına gelmeyecekti. Şimdilerde her şey algı yönetimi ile ilgili ve bu da oldukça kötü bir örneği… 
Bu arada eklemeden edemeyeceğim ki konu ile ilgili sosyal medyada okuduğum en yaratıcı yorum “bizim kasaba sordum, Nobellik inciğim var dedi” cümlesi oldu. Ne kadar abartırsak abartalım, seviyorum mizahi boyutumuzu…