Bursa Hakimiyet

Bir kış masalı

Ne zaman bir fırsatını bulsam bu köşeden “tiyatroya gidin” diye başınızın etini yediğim doğrudur. Kimse okumasa, kimse gitmese de davet etmeye devam edeceğim de açıkça ortadadır sanıyorum. Ama bu kez sizin için değil, çocuklarınız için diliyorum bunu, bu tiyatro sevdasını. 
Pazartesi günü şehrimizde tam on dokuzuncu kez, Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali açılışını yaptı. Gönlümüzden geçen bu etkinliğin ellinci yılına da şahit olmak, sanat festivallerinin sayısının arttığını görmek elbette ki. 
Açılış oyunlarının biri de, Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları öğrencileri tarafından hazırlanan “Bir Kış Masalı, Anne” idi. Okul arkadaşlarım diye söylemiyorum, hepsi pırıl pırıl ve yetenekli oyuncular. Brecht’in oyunu çocuklara ancak bu kadar güzel aktarılabilirdi diye düşünüyor ve oyunda emeği geçen herkesi tek tek tebrik ediyorum. 
Benim için oyunun en önemli anlarından birisi ise; hemen yanımda annesinin kucağında oturan ve annesine “tiyatro dedikleri bu muymuş?” sorusunu soran ufaklık. “Evet” cevabını aldıktan sonra gülümseyerek beğendiğini ifade eden miniğin gözlerindeki heyecan ve sevinç görülmeye değerdi. 
Belki de hepimizin, en baştan başlaması gerekiyordur diye düşünüyorum. Belki de hepimiz çocuk oyunlarından başlamalı, tiyatro ile yeniden tanışmalı, sanata ilk önce çocuk gözleriyle bakmalıyız.  Bu festival vesilesi ile yalnızca çocuklarımızı değil, içimizde bir yerlerde saklanan o ufaklığı da yeni hikâyelerle tanıştırmalıyız. 
Evet, bugün kendinize ve varsa çocuğunuza bir iyilik yapın ve festival programını inceleyin. İnternete erişim olanağınız yoksa da Tayyare Kültür Merkezi’nden telefon ile bilgi alabilir ya da uğrayıp festival kitapçığı edinebilirsiniz. Programınıza uyan bir etkinlik, bir oyun mutlaka vardır. Es geçmeyin derim ben. Hep erteleyip durduğunuz o tek bir gün, sizin için de evladınız için de yeni bir hayatın başlangıcı olabilir, görmezden gelmeyin…