Bursa Hakimiyet

Bize her yer kırmızı halı

Eltinin elbisesinin yırtmacından tutun da, yeni gelinin taktığı takıların fazlalığına kadar konuşulan, tartışılan, kıyafet kritiği yapılan düğünlerimiz, nişanlarımız, cemiyetlerimiz var bizim. Kırmızı halı da neymiş! 
Anneannelerimizin zamanında insanların üzerindeki çula çaputa bakılmaz, ruhundaki güzellik, dilindeki tatlılık aranırmış. Temiz ve özenli olmak yeterliymiş. Marka denilen şey henüz kimsenin hayatını ele geçirmemişmiş. Masal gibi geliyor değil mi? 
Televizyondan sosyal medyaya her an her yerde karşımıza çıkan reklamlar, moda yorumları, eğilimler, popüler olanlar olmayanlar derken; birbirine benzeyen imzasız insanlar olduk çıktık yıllarca. Şimdi de geri dönmeye, özgün ve farklı olmaya çalışıyor, butik tasarımların peşinden koşuyoruz yalan mı?
Ama birbirimizi giydiğimiz kıyafetlere göre yargılamaktan, kimin ne giydiğinin dedikodusunu yapmaktan hala alamıyoruz kendimizi. Bu yüzden ödül alan filmlerdeki oyuncuların performansları yerine kırmızı halının görkeminden ya da poz veren ünlülerin dekoltelerinden bahsedip duruyoruz. 
Oscar gecesinin geleneksel kırmızı halı geçidi yalnızca bizde değil dünyanın her yerinde ilgi çekiyor elbette. Bu yüzden geceye katılacak olanlar haftalar öncesinden hazırlanmaya, markalar kendi tasarımlarını ön plana çıkaracak isimlerle anlaşmaya çalışıyorlar. Yüksek müsaadelerinizle benim de bu yılki kırmızı halıyla ilgili birkaç cümlem var. 
Lupita Nyong’o’nun giydiği ve altı bin inciden oluştuğu söylenen elbiseyi gördüğümde hayranlıktan çok korku uyandı bende. Ve çaktırmadan şükrettim içimden, iyi ki ünlü değilim diye. Lady Gaga’nın eldivenlerini anneannem görse, bulaşık makinesi almaya kalkardı garibime. Scarlett Johanson ve Cate Blanchett kolyeleriyle ilgi odağı olurken Nicole Kidman gibi bir güzelliğin taktığı kırmızı kemer ile Marion Cottillard’ın kalça altındaki siyah bant kör olma isteği yarattı bende.
Elbiselerin çoğunun ışıltılı olmasına alıştım da, kadınlar arasında bir “Oscar gecesi pişti olmama kurulu” kurulmamasına şaşırıyorum hala. Hepiniz ünlüsünüz, deli para kazanıyorsunuz ve bu gecede ön plana çıkmak için oldukça fazla zaman harcıyorsunuz madem, kontrol etsenize hangimiz ne giydik diye törene gelmeden madem. 
Bu arada Meryl Streep çuvalla da gelse beğenirim, kim ne derse desin. Duruşu, bakışı, gülüşü yeter diye düşünür, üzerindeki elbisenin ne olduğunu görmem bile. Buradan çıkan mesaj da, içimizde bir yerlerde hala çul çaput olarak gördüğümüzdür giysileri, bilginize.