Bursa Hakimiyet

Bu kent Nâzım’ı sevdi

Nasıl sevmesin ki? İnsan onun dizelerinde kaybetmezse kendini ve bulmazsa yeniden hem gençliğini hem geçkinliğini, şiir okumuş bile sayılmaz ki… 
Nâzım Hikmet’in  kentimizde geçirdiği günler;  bu kentin ona, onun bu kente verdikleri, bizim algımızın, hissiyatımızın çok     ötesindeymiş gibi gelir bana. Şehre tepeden baktığınızda, tarihinin bir an için bile olsa gözünüzün önünde canlanamıyor olması her şeyi unutmaya alışmamızdandır olsa olsa… 
Henüz 61 yaşındayken ve yazacak daha çok dizesi varken aramızdan ayrılan, memleket hasretiyle gözlerini yuman mavi gözlü dev, ölümünün yıldönümünde Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Bu Kent Nâzım’ı Sevdi” etkinliğiyle anılacak. 
Yarın akşam Nâzım Hikmet Çınarlığı’nda 20.00’da başlayacak olan etkinlik, Vedat Sakman’ın müziğiyle, Nilüfer Belediyesi Tiyatro oyuncularıyla ve elbette ki Nâzım’ın kulağımıza müzik gibi gelen şiirleri eşliğinde gerçekleştirilecek. Bir maniniz yoksa güzel bir haziran akşamını, şiir dostlarıyla, memleket sevdalılarıyla geçirmenizi tavsiye ederim. 
Birçok kültür merkezine, sahneye, sokağa, caddeye ismini vermiş olsak da; yirminci yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilen Nâzım’ın bir de müzesi olmalıydı sanki bu kentte. Belki müzelerin ne anlama geldiği bir kez daha anlatılmalıydı bütün nesillere. 
Şiir, ister aşktan bahsetsin size ister vatanın içerisinde bulunduğu ahval ve şeraitten, tarihinizdir; tarihimizdir. Kendinizi, kentinizi görebileceğiniz, geçmişin ayak izlerinin peşine düşebileceğiniz en güzel şeydir. 
Nâzım’ı ister sevin ister sevmeyin, adı şiire altın harflerle yazılmıştır. Ve eğer şiirlerinden birisini hiç okumadıysanız, bir yanınız eksik kalmıştır…