Bursa Hakimiyet

Bu savaşta ben…

Küçük şeyler sevindirir insanı. Bizi biz yapan, ruhumuzu tamamlayan, içimizi ısıtan şeyler hep küçüktür. Ne kadar para pul, mal mülk sahibi olduğunuzun ya da şirkette hangi mevkide olduğunuzun önemi yoktur. Küçük şeylerden zevk almayı bilmiyorsanız, yaşadım ya da yaşıyorum da diyemezsiniz…
Hızlı tüketim kültürüne karşı ve-rilen bu savaşta ben küçük şeylerin hayatımıza kattığı güzellikten yanayım arkadaş. Süpermarketlere karşı bakkalların ve semt pazarlarının, sallama çaylara karşı demliklerin safındayım. Herkesin tornadan çıkmışçasına bir örnek giyindiği bu dünyada, nevi şahsına münhasır tarzların arkasındayım. Etikete dökülen yüzlerce liraya karşı, işlevselliğin, kalitenin yanındayım. 
İlla bir saf mı belirlememiz gerekiyor canım, savaşta mıyız demeyin. Sahip çıkmadığımız her değer bir gün kaybolup gidecek, sonra üzülüp dertlenmeyin. 
Ben kendi adıma, restoran zincirlerine karşı esnaf lokantalarından yanayım mesela. İlla fast food tüketecekseniz de mis gibi ekmek arası köfte, dürüm gibi seçenekler var kendi kültürümüzde. Bir kahve manyağı olsam da, hiçbir şeye değişmem bakır cezvede ağır ağır pişen Türk kahvesinin tadını mesela. Asortik kurabiyeler yerine lokum ikram edilsin isterim kahvenin yanında. Çayın tadı bile ince belli bardakta, o geleneksel kırmızı beyaz çizgili çay tabağında daha güzel; anlasanıza. 
Bu savaşta ben; alışveriş merkezlerine karşı açık çarşıların safındayım. Ayaklarımızın altından geçen kablolardan da, bangır bangır beynimizi uyuşturan müziklerden de yılmış durumdayım. Bursa gibi tarihi çarşıları meşhur bir şehirde, kapalı bir kutuya benzeyen merkezlerde gerçekleşti-rilenin alışveriş değil, bağımlılık olduğu kanısındayım. 
Margarinlere karşı zeytinyağından, hazır gıdalara karşı çamur içindeki organikten, çok satanlara karşı sahaflardaki ikinci el kitaplardan, televizyona karşı sinema ve tiyatrodan, popüler müziğe karşı alternatif gruplardan yanayım. 
Akıllı telefonlarla yaşanan i-lişkilere karşı, elle yazılan mektuplardan, yüz yüze yapılan sohbetlerden, el ele geçirilen günlerden ve elbette sonuna absürt yüz ifadeleri koyulmadan da ne kast ettiği anlaşılan cümlelerden yanayım.  Çiçek fotoğrafıyla özel gün kutlama mesajlarına karşı, bir saksı çiçeğiyle kapınızı çalanlardan yanayım. 
Hayatımızı kolaylaştırdığını düşündüğümüz şeyler hayatımızdan çalıyor, uyarayım. Ve evet, bu savaşta ben; hayatı yaşanılır kılan küçük şeylerden yanayım…