Bursa Hakimiyet

Çin işkencesi

Kadın haklarıyla ilgili konuşmaktan, kadın olmanın zorluklarından bahsetmekten vazgeçmediğim, malumunuz. Bu durum kadınların zaman zaman yaşattığı zorlukları gözden kaçırdığım anlamına gelmiyor elbette. Sevgili erkekler, üzülmeyin, sizin de halinizden anlamasını biliriz gerektiğinde…
Çin’in Jiangsu bölgesinde zavallı bir adam Çin işkencesinin alasını yaşamış, alışveriş çilesinin en kötüsünü çekmiş mesela, duyduk. 38 yaşındaki Tao Hsiao, sevgilisiyle beş saatten fazla yeni yıl alışverişi yaptıktan sonra, sevgilisini alışverişi bitirmesi için ikna edemeyince önce elindeki poşetleri yere atmış sonra da kendisini yedinci kattan aşağıya. Haberin doğruluğunu bilemiyorum, ama okuduğunuzda “kadın” ve “alışveriş” kelimelerinin erkeklere ne derece işkence haline gelebildiği sorusu takılıyor kafanıza. 
Tamam, muhtemelen Bay Hsiao’nun zaten sorunları vardı ve bu alışveriş işleri çığırından çıkardı. Ama bu bitmek tükenmek bilmeyen alışveriş çılgınlığının insanı ne denli kötü etki-leyebileceği gerçeğini değiştirmiyor. 
Kadınlar ve alışveriş tutkularının gereksizliği hakkında erkeklere hak veriyor olsam da, alışveriş konusunda her detaydan uzak durmaya çalışan erkeklerin durumun bu kadar ileri gitmesinde pay sahibi olduklarına da inanıyorum. Yani sonuçta işin bir kısmını siz yapsanız, kadınlar alışverişte bu kadar vakit geçirmek zorunda kalmazlar değil mi? Yoksa alışveriş kadınlar için bir görev değil de, bir zevk mi? 
Memlekette sanat merkezinden çok alışveriş merkezi olduğu düşünülürse, erkeklerin bu konuda biraz naz yaptıkları da düşünülebilir aslında. Yani yalnızca kadınlar onca alışveriş merkezini ayakta tutuyor olamazlar, değil mi? 
Alışveriş ihtiyaçlarınızı giderdiği sürece gereklidir ama zevk için alışverişe çıkmak bana göre anlamsızdır. Dünya üzerinde zevk alınacak bunca şey varken gürültülü mağazalarda vakit geçirmek, hayatımızdan çalmaktır. 
Bu arada, huzurla uyu Hsaio; alışveriş çılgınlığında kaybolan ilk insan değilsin, son olmanı dilerim…