Bursa Hakimiyet

Daha güzel bir dünya mümkün

Günümüz insanının en büyük özelliği şikâyet etmek sanıyorum. Ergenlik döneminde bırakmamız gereken o herkesten ve her şeyden şikâyet etme hastalığından bir türlü kurtulamıyoruz nedense. İnsanlardan, sistemden, yöneticilerden, trafikten, şundan bundan ondan hep mutsuzuz, hep umutsuzuz. Başımızda sürekli gezen kara bulutlar ve sürekli dırdır ettiğimiz sorunlar var. Karamsarlık diz boyu!
Oysa kafamızı kaldırıp gökyüzüne baksak, güneşin hala parıldadığını görebiliriz. Her sabah yeni bir güne başladığımızı anlasak, her günü farklı yaşayabileceğimizin bilincine varsak, küçük dokunuşlarla büyük mucizeler yaratabiliriz. Şikâyet etmeyi bırakıp harekete geçsek, mucizenin kendisi olabiliriz. 
Benim her sabah camın önüne simitlerden kalan susamları ya da sofrada biriken ekmek kırıntılarını koyan bir annem var. Bu yüzden eksik olmuyor, balkonumuzdan kuşlar. Mahallenin kedileri, annemi uzaktan tanırlar. Fazla gelen ekmekler çöpe atılmaz mesela bizim evde, artan yemekler ziyan edilmez. Cam şişeler ayrı yerde, gazete ve kâğıtlar ayrı yerde biriktirilir, hiç üşenilmez. Herkesle sohbet eder annem, küçük büyük herkese selam verir. Kedilerle, kuşlarla, çiçekleriyle konuşur. Benim için küçücük hareketlerle nasıl fark yaratılabileceğinin en güzel örneğidir. Mucizedir. 
Çevre kirliliğinden, enflasyon oranlarından, trafik çilemizi ikiye katlayan kaba saba sürücülerden, iki lafı bir araya getiremeyen insanların mevkilerinden, yılbaşını karsız geçirme korkusundan, adaletten, haktan, demokratik olmadığını düşündüğümüz uygulamalardan, bürokrasiden falan nasıl da dertliyiz hepimiz; biliyorum. Her birimiz, kendi yaşamlarımızın dışında bir şeyleri kendimize dert ediniyoruz, farkındayım. 
Ama hiçbirimiz, derdimizi kendi kendimize ya da arkadaş sohbetlerinde söylenip durmakla çözemediğimizi fark edemiyoruz, kabullenelim. 
İster sokak hayvanlarının halini dert edinmiş olun ister memleketteki ağaçların akıbetini, ister gelir dağılımdaki eşitsizlikten rahatsız olun ister yurdumda cereyan eden erkek şiddetinden, ister eğitim sistemimizdeki yanlışlara bozuluyor olun isterse tek derdiniz çocuğunuzun okulundaki haksız uygulamalar olsun. Sözler değil, eylem. Söylenip durmak derdinize derman olmayacağı gibi, sırtınızdaki yükten başka bir şey de değildir. 
Küçük dokunuşlar büyük mucizeler yaratır. Bir insan değişirse bir aile, bir aile değişirse bir mahalle değişir. Değişimden korkmayın. Adım atmaktan, çare olmaktan çekinmeyin. Bu yaşam hepimizin, unutmayın. Ve lütfen derdinizi görmezden gelmeyin. Dokunun, mucize yaratın, mucize olun.