Bursa Hakimiyet

Delilik dediğin

Geçenlerde bir sosyal medya fenomeni, ismini hatırlayamadığım için kendisinden özür dilerim, aslında hepimiz delirdik ama farkında değiliz diye not düşmüştü tarihe. Sizi bilmem ama bana bayağı anlamlı gelmişti bu cümle. Çünkü bana kalırsa da, nasıl bir deliliğin içerisinde yaşadığımızdan haberimiz yok. Kendimize dışarıdan bakmaya kalkışsak “yooo, hayır, yoooo, çok saçmaaaa” diye çığlıklar atabiliriz ama içerideyken her şeyi normal karşılar olduk baksanıza.
Mesela bir vatandaş bebeğine Susam ismini koymayı düşündüğünü açıklıyor, hem normal buluyor hem de sevinçle karşılıyoruz. Ünlü ses sanatçımız neden bilmem siyasi açıklamalar yapıyor, bunu yaparken bazen komik durumlara da düşüyor ama biz çılgınca alkışlıyoruz. 
Yılların sunucusu başka bir arkadaş, kafasına tanga geçirip kendi sayfasından paylaşıyor biz kahkahalarla gülüyoruz. Baba diye hitap ettiğimiz bir sanatçı, taçsız güzellik kraliçesinin poposunu tokatlayınca olay çıkarıyoruz da, elin gâvurları kliplerinde alasını yaptığında “ne kadar özgünler ya ne kadar rahatlar” gibi hayranlık ifadeleri kullanıyoruz. 
Sevgili ünlü bayanlarımızdan biri çıkıp Türk erkeğini ayıya benzettiğinde de, kadını haklı bulsak da, olur mu canım öyle şey, Türk erkeği gibisi var mı diye diye birbirimizi gazlıyoruz. 
Milletin aşk hayatını takip etmeye çalışmaktan kendi aşk hayatımız çikolata, battaniye, bilgisayar evreninde dönmeye başlıyor ama biz inatla, dışarıda insanların arasında değil, evde televizyon karşısında, internetin başında vakit geçiriyoruz. 
Evlatlarımızla ilgili her şeyi çok düzgün yapıyormuşuz gibi, sırf bir ünlüyle evli olduğu için adını bildiğimiz adamın oğlunu tutma şekline verip veriştiriyoruz. Kendimiz imanın ve İslam'ın tüm gereklerini su gibi biliyor ve yaşıyormuşuz gibi, her önümüze gelene ahkâm kesip duruyoruz. Sülalemizde ne olup bittiğine dair fikrimiz yok ama kim kiminle evlenmiş, düğün nerede yapılmış, gelin ne giymiş falan bütün detayları gözümüz kapalı sayabiliyoruz. 
Kutu içeceklerin kenarlarını, pet şişelerin tombul diplerini ısırmaktan kendimizi alamıyoruz. Bu ne biçim hayat diye söylenmeden duramıyor ama değiştirmek için parmağımızı bile kıpırdatmıyoruz. Park etme yazan yere park etmeyi, çöp atma uyarısının dibine dağ dikmeyi sebebi anlaşılmaz şekilde çok seviyoruz. Karda zincirsiz gitmekten, bir kadehten bir şey olmaz bana diye bol keseden sallamaktan, bayan sürücü görünce kafaya almaya çalışmaktan, kurallara uymamanın karizma yarattığını düşünmekten vazgeçemiyoruz. 
Evet, arkadaşlar, bence de delirdik ve bir türlü kendimize gelemiyoruz. Delilik dediğin bir çeşit girdap sonuçta, bir kere girdik, çıkamıyoruz…