Bursa Hakimiyet

Dondurma çubuğundan maketler

Albert Einstein; “ Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar; iyi insanlar ve kötü insanlar” dediğinde kaç kişi bu söylediklerine yürekten katılmıştır acaba? Ne kadar doğru ve evrensel bir tespitte bulunduğunun kaç kişi farkına varmıştır?
Birbirimizi ötekileştirmekten adeta zevk aldığımız şu günlerde, durumun bu kadar basit olduğunun farkına varmak neden bu kadar zor bilemiyorum. İçimizdeki iyiliği bulsak, onunla temasa geçsek ve etrafımıza da iyilik yaysak ne kaybederiz ki? Kötü olmak, kötü düşünmek, kötülük yapmak kime ne kazandırmış ki? 
İyilik ve kötülükle ilgili düşündüğümde hem “iyiler kaybeder çünkü adil dövüşürler” diye düşünüyorum hem de “ Kazanacaksam da kaybedeceksem de iyilikten olsun” diye kendimi avutuyorum. Hırsları, tutkuları, çıkarları uğruna kötü olmayı tercih eden, içindeki kötülüğü besleyen insanları anlamıyor değilim, anlamak istemiyorum. İyi olmak bu kadar kolayken, insan bünyesini kötülükle kirletmemeli diye düşünüyorum. 
Bülent Yıldıran adını muhtemelen duymadınız. İki gün öncesine kadar ben de duymamıştım. Ama sosyal medyada açtığı sayfayı görünce, iyi insanların hala var olduğuna dair inancım arttı. Hani şu meşhur “iyi insan” videolarını izlemek yerine, içimizdeki iyi insanları desteklemek gerektiğini düşündüm. 
Yıldıran, sokağa atılmış dondurma çubuklarını toplayarak maket yapıyor ve bu maketlerin satışından elde ettiği geliri de engelli vatandaşlarımız için harcıyor. Geri dönüşümün en güzel örneklerinden birini sergilerken bireysel olarak da bir şeyler yapabileceğimizi, istersek çok da iyi insanlar olabileceğimizi de anlatıyor. Henüz yeni açtığı sayfasına girerek yaptığı maketleri inceleyebilir, kendisi ile iletişime geçebilir, maket alarak ya da dondurma çubuğu bulmasına yardımcı olarak Yıldıran’ın yanında, iyi insanların tarafında olabilirsiniz. 
Yaşınızın, inancınızın, milliyetinizin, mesleğinizin, giyim kuşamınızın hiçbir önemi yok şu gam yüklü dünyada anlayacağınız… Ya iyi insansınızdır ya da insan olmanın ne demek olduğunu anlamamışsınızdır…