Bursa Hakimiyet

Dünya değişiyor mu?

Bu nasıl soru, tabii ki değişiyor dediğinizi duyar gibiyim. Kıyafetlerimiz, yemek yediğimiz mekânlar, kullandığımız telefonlar, hayatımıza giren teknolojik aletlerin sayısı gibi birçok şey değişti ve değişmeye devam ediyor. Ama özümüz aynı kalmıyor mu sizce de?
Tıpta, teknolojide, sanatta bu kadar ilerlerken; tamam sanat alanında her toplum aynı hızda ilerlemiyor olabilir; bunca adım atılmışken insanoğlunun hala aynı duyguların kölesi olması sizce de garip değil mi? 
Dünyada hâlâ savaşlar varsa, insanlar açlıktan ölüyorsa, kadınlar şiddet görüyor ve birçok toplum bunu normalleştiriyorsa, farkındalığımız artmış gibi davranmamıza rağmen son moda mobilyalarla döşenmiş mükemmel evlere hapsedilmiş vahşiler değil miyiz halen?
Büyük balık küçük balığı yutar gibi bir deyimi ha-yatımızın her alanına uyguluyorsak ve hiç de abes durmuyorsa, insanlığımızı gözden geçirmemiz gerekmiyor mu cidden?
Dünyayı değiştirebiliriz, şeklini şemalini, mevsimlerini, denizini, kırsalını, ormanını ağacını, her yerini değiştirebiliriz dünyanın. Ama kendimizi değiştirmezsek, asıl değişime nerede ihtiyaç duyduğumuzu fark etmezsek içinde yaşadığımız dünyayı içinde yaşamak istediğimiz dünya haline getirmemiz mümkün değil. 
Güzel günler görebilmemizin tek yolu bireylerin değişiminden geçer, kullandıkları teknolojinin değil. Ve bütün yolculuklar gibi, değişimler de küçük birer adımla başlarlar. 
Genç kızların sevgilisi, Demi Moore’un eski, Mila Kunis’in yeni yavuklusu Ashton Kutcher, sosyal medya hesabından erkek tuvaletlerinde bebekler için bez değiştirme yeri bulunmamasını eleştirmiş. Ve hatta bunu yapacak ilk mekânın reklamını kendi sayfasından yapacağını da duyurmuş. Küçük bir adımdır belki değişim için ama umut vardır. Kadına yüklenen görevlerin aslında “ortak sorumluluklar” olduğunun anlaşılması için küçük ama değerli bir adım atmıştır Kutcher ve takdir edilmelidir. 
Evet erkekler doğum sancısı çekmi-yorlar, hamileliğin nasıl bir şey olduğundan ya da kadınların yumurta üretimine devam edebilmek için her ay çektikleri acılardan habersizler. Kadınların da sünnet olması ya da yaşı kaç olursa olsun herhangi bir hap kullanması gerekmiyor. Bu ve daha bir sürü detay sayılabilir farklılıklarımıza dair. 
Aynı değiliz ancak eşitiz arkadaşlar. Çocuk da, ev bakımı da, çamaşır da, yemek pişirmek de çalışıp para kazanmak da ortak sorumluluklarımızın arasında. Yani demem o ki, arada bir bebeğinizin altını siz değiştirseniz ölmezsiniz. 
Dünya değişti diye söylenip duruyorlar, millet ince detayları halletme üzerine kafa yorarken biz hâlâ bin yıl öncesinin sorunlarını konuşuyoruz, farkına varmıyorlar.