Bursa Hakimiyet

Durmadan parti, hep parti

Eğlenmek için bahaneye ihtiyacımız yok. Tek     ihtiyacımız olan, eğlenmemiz gerektiğine kendimizi inandırmak. Bir sürü sebeple parti yapabilir, arkadaşlarla toplanabilir,     sabahlara kadar gezebilir, sosyal sorumluluk projelerinin kokteyllerinde boy gösterebilir, açılışlara, kapanışlara, konserlere falan gidebiliriz. 
Buraya kadar her şey tamam. 
Her ne sebeple toplanırsak toplanalım, zengin mutfağımızdan mı, boğazımıza düşkünlüğümüzden midir bilinmez, yemeli, içmeli, damağımızı şenlendirmeliyiz. Ve yine misafirperverliğimizden midir, gözümüzün doymamasından mı bilmem, mutlaka her şeyi fazla fazla yaparız. 
Annelerimiz, anneannelerimiz hiçbir yemeği ziyan etmezken, yeryüzünde açıkla savaşan insanların sayısının gittikçe yükseldiği günümüzde gıda ziyanlarına sebep olmak da neyin nesi?
Eğlenmek ve yemek yemek güzeldir de, parti sonunda artan yemekleri bir çöp poşetine koymak hiç değildir fikrimce…
Mesela Fransa’da süpermarketlerin gıdaları         çöpe atması yasaklanmış. Her market bir sivil toplum kuruluşuyla anlaşarak fazla gıdalarını bağışlamak zorundaymış. Ben haber yapanların yalancısıyım ama kulağa hiç de mantıksız gelmiyor doğrusu. 
Mesela biz de her ne sebeple olursa olsun bir etkinlik düzenlediğimizde, hani o gönlümüzden koptuğu için bolca hazırladığımız ikramlıklardan artanları paylaşsak, güzel olmaz mıydı sizce de? 
Yaz sıcak yüzünü gösterdikçe evden çıkmak, geceleri esen     meltemin tadını çıkarmak için daha da hevesli olduğumuz kesin. Yaza merhabaymış, sene sonu toplantısıymış, sezon açılışıymış derken, eğlencemizin bir numaralı vazgeçilmezinin gıda olduğu da kesin. E o zaman, çöpe atmak yerine paylaşalım da herkes yesin?