Bursa Hakimiyet

E tabii devir değişti

Amerika ile Küba arasında buzlar eriyormuş, üç bürokratımız ajan suçlamasıyla gözaltına alınmış, kutuplardaki buzulların son durumu Uludağ'ın halinden betermiş, hamsinin fiyatı rekor kırmış falan önemli değil. Bizi ilgilendiren haberler bunlar değil neticede. E tabii devir değişti arkadaşlar, devir değişince de mecburen değişti ihtiyaçlar ile algılar. 
Şimdi devir, televizyon devri malumunuz. İnternetmiş akıllı telefonmuş istediği kadar çığır açsın, hala evimizin başköşesine koyulan, evin büyüğü gibi saygı gören tek nesne televizyondur. İstediği kadar entelektüel olsun, televizyon izlemeyen adam da yoktur. Nokta. Yani memleketimizde kişi başına ortalama 15 saniye kitap okuduğumuz ortadayken, kimse büyük cümleler kurmasın lütfen. 
Şimdi gelelim bu çok sevdiğimiz televizyon ile ilgili ne yaptığımıza. Mademki okumayı değil de izlemeyi seviyoruz, bu konuda kendimizi geliştirmek için ne yapıyoruz diye merak ettiniz mi hiç? Ben etmedim. Zira televizyon ile olan ilişkimizin karşısında pijamalarımız ve elimizde kumandasıyla keyif çatmaktan ibaret olduğunu uzun süre önce kabul ettim. 
Oysa İngiltere'de yaşayan iki çocuk televizyonla aşk yaşamak yerine, bizim gibi umutsuz bağımlıların hayatını kolaylaştırmayı kendilerine dert edinip, bir icada imza atmış bulunmaktalar. Kendilerinden çocuk diye bahsetmemin sebebi samimiyet değil elbette, yaşları. 15 yaşındaki Ryan Oliver ile 14 yaşındaki Jonathan Kingsley, uyuduğunuzu algılayarak televizyonunuzun kayıt yapmaya başlamasını sağlayan bir bileklik geliştirmişler. KipsTR adını verdikleri bu bileklik ile bizi asla ilgilendirmeyen bir teknoloji kullanarak, bizi çok ilgilendiren bir derdimize derman olmaya talipler. Şöyle ki, en sevdiğiniz programı izlerken, ki aslında bütün programları seviyoruz ya, yorgunluğunuza yenik düşüp uyuduğunuzda bileğinizde yer alan KipsTR harekete geçiyor ve siz tatlı tatlı uyurken yayınlanmaya devam eden programı kaydediveriyor. Sabah bir uyanıyorsunuz, sıfır zahmetle bir sürü program kaydına sahip olmuşsunuz. 
Bugün pazartesi. Muhtemelen televizyonun karşısında uzanmış, soğuk kış günlerinin rehavetinin keyfini çıkarıyorsunuz. Birazdan sebepsiz yere uykunuz gelecek. Ve aklınızdan gelişmek değil de, akıllı bir bilekliğe sahip olma dileğiniz geçecek… Ve dünyanın hem fiziki hem siyasi şekli değişirken kulaklarınızda yalnızca reklam müzikleri çınlayacak…