Bursa Hakimiyet

Hayvanlarınız kadar konuşun

Bir semtin sokak hayvanları sizden kaçmıyorsa orada yaşayın çünkü komşularınız güzel insanlardır" cümlesini duymayanınız kalmamıştır sanıyorum. Teoride böyle güzel ve özlü sözler paylaşıyor olsak da, pratikte ne kadar başarılıyız, tartışılır. Bir semte taşınırken sokak hayvanlarının durumuna bakmadığımız gibi, yıllardır yaşadığımız semtte bir sokak hayvanı var mı yok mu farkında bile değiliz çoğu zaman. 
İnsanın büyümekte sınır tanımayan egosu sağ olsun, bu dünyanın yalnızca bizim evimiz olduğuna, geri kalan her canlının bize hizmet etmek için yaratıldığına bir an bile duraksamadan inanıyoruz ne yazık ki. Bu da bizi gittikçe daha duyarsız, gittikçe daha bencil bir hale getiriyor. Evren hiç durmadan, bizim etrafımızda dönüyor. 
Yetmezmiş gibi, hayvan haklarını savunan ya da hayvanlar için bir şeyler yapmak için uğraşanlara, işi gücü olmayan sorunlu insan muamelesi yapıyoruz. Bütün açlarımızı doyurduk da sıra hayvanlara mı geldi diye söylenen o kadar çok insana şahit olduk ki, artık iyilik yapmaktan bile çekiniyoruz. 
Birlikte yaşamayı öğrenemediğimiz, diğer insanlara ya da canlılara hiç saygı göstermediğimiz çok acı bir gerçeğimiz. Bununla ilgili herhangi bir vicdan muhasebesi yapmıyor olmamız da, içimizin ne kadar katılaştığının bir göstergesi olsa gerek. 
 Gelen bir maille, Büyükşehir Belediyesi'nin her ilçe için bir hayvan barınağı yapmaya hazır olduğunu açıkladığını öğrendim. Yaşama alanlarını zapt ettiğimiz, hayatta kalmalarına fırsat vermediğimiz hayvanlar için özel alanlar yaratılması elbette ki atılması gereken adımlardan yalnızca birisidir. Dilerim Büyükşehir'in açacağı barınaklar, televizyonda ya da sosyal medyada gördüğümüz rezaletlerin yaşandığı yerler olmaz ve hayat eşlikçimiz hayvanlar hak ettikleri ilgiyi bulabilirler. 
Bundan daha önemlisinin ise, hayvanları sevmek gerekliliğinin çocuklarımıza aşılanmasıdır diye düşünüyorum. Tamam, belki her hayvanı yürekten gelerek sevemez insan. Sevgi özneldir, kabul ediyorum. Ama en azından saygı duymayı, yollarına çıkmamayı öğretebiliriz hem kendimize hem gelecek nesillere.
Sonuçta cami duvarlarına kuş yuvası yapan bir milletin torunuyuz, neden biz de onlar gibi hayvan dostu olamıyoruz ki?