Bursa Hakimiyet

Her şeyi kırarım rekor kıramam

Felix Baumgartner'ı hatırlayanınız var mı? Hani şu uzay dalışını yapan arkadaş. 30 kilometreden dünyaya atlamıştı da, hepimiz ekranlarımıza kilitlenip canlı yayında heyecandan ölmüştük. Sevgili Felix, acaba rekorunun bu kadar kısa sürede egale edileceğini bilseydin, yükseklik hesaplamanı değiştirir miydin?
Google yöneticilerinden Dr. Alan Eustace, 41,2 kilometre yükseklikten atlayarak Baumgartner'ın rekorunu kıralı henüz birkaç gün oldu. 57 yaşındaki adam, bizim ortalama 55 yaşlarındaki insanlarımız gibi emekli olup bir sahil kasabasına yerleşme hesapları yapmak yerine, kalkıp stratosferden dünyaya atladı. Haberi okuyunca korkuyla karışık bir hayranlık kaplıyor insanın içini. Tamam, atlayış için özel yapım, yaşam destekli bir uzay elbisesi giymiş olabilir. Ama ben o uzay elbisesini 100 metreden atlamaya kalksam da isterdim sanırım.
Rekor kırmak insana nasıl bir tatmin sağlıyor bilmiyorum. Şahsen ben kendi rekorlarımı tutar, kıracaksam da onları kırarım. Dünya rekorunu kırmak için aylarca uğraştıktan sonra biri gelip benim rekorumu kırsa hem bozulur hem de emeğime yanarım. Düşünsene sen tüm dünyanın aynı anda izlediği bir canlı yayınla kendini boşluğa bırakıyorsun, sonra adamın biri senden çok daha yüksekten dünyayla kavuşmayı göze alıyor. Cinnet sebebi. Gerçi benim kırıp kırabileceğim rekor hiç susmadan konuşabilme süresi rekoru olur ya, neyse.
En uzun bıyıklı insan olmak, dünyanın en çok vücut küpesine sahip olmak, en ince bele sahip olmak, yaratık gibi görünme sebebiyeti en uzun tırnaklar falan akıl karı rekorlar değil bana göre. Kimseyi yargılıyor değilim ama dikkat çekmek için ellerini kullanamamayı göze almak da, teşhis edilmemiş bir rahatsızlığa sahip olduğunu göstermiyor mu insanın?
Velhasıl, Felix abimiz şimdi ne yapar, nasıl bir tepki verir bilmiyoruz ama heyecanla da bekliyoruz. Yakında atlama rekoruyla yetinmeyecekler de, aya yürüyüş düzenlemeye kalkacaklar diye umut ediyorum. Bak işte o zaman rekora rekor derim!