Bursa Hakimiyet

İzdiham

Bizim izdihamdan anladığımız, metro giriş çıkışlarında, maç çıkışlarında ya da ücretsiz bir şeyler dağıtıldığında nereden geldiğini anlayamadığımız bir kalabalığın orta yerinde bulmaktır kendimizi. Yalan mı? Bursa'da yaşıyor olsanız bile izdiham denildiğinde aklınıza İstanbul'daki Zincirlikuyu metrobüs durağı gelmiyor mu mesela?
Meğer çok yanlış anlamışız. Meğer izdiham bambaşka bir anlam da taşırmış. 
H&M markası, ünlü Fransız moda evi Balmain ile ortak koleksiyon hazırlayarak ülkemizde de bir alışveriş partisi vermeye karar vermiş. Keşke daha önce kalabalık ortamlarda Türklerin nasıl davranabildiği ile ilgili birkaç görüntü izleselermiş.
En ucuz ürününün bizim bir aylık kira bedelimize denk geldiği tasarımların bir anda kapışılmasına mı şaşırayım, mağazanın içine hızla giren insanların kendilerinden geçmesine mi, ünlü simaların karizmalarını yerle bir etmelerine mi, durumu kameraya kaydederken bir çeşit keyif aldığı belli olan tiplemeleri mi, karar veremedim. 
Hayır arkadaşım, bir elbise için önündeki kadına dirsek atmana değer mi? Yarın öbür gün o elbiseyi giydiğinde kendinle gurur mu duyacaksın yani? 
Şu hayatta anlamadığım şeylerden biri de bu “tasarım” ürünlere olan ilginin son dönemde geldiği durumdur. 
Tasarımın önemsiz olduğunu söylemiyorum elbette. Oldukça zor ve yorucu bir iştir tasarım yapmak, herkesin harcı da değildir. 
Ama yalnızca tasarım diye bir ayakkabıya kira parası yatırmak ya da tasarım ürünler ülkemize ilk defa geliyormuş gibi bir ceketi çekiştirip durmak da nedir? Mutsuzluğumuz bu kadar mı derin de, doldurmak için nereye saldıracağımızı bilemiyoruz?