Bursa Hakimiyet

Kadın kadının kurdudur

Başıma gelen garip olayları paylaşmayı pek sevmem ama geçen gün karşılaştığım kadının göz pınarlarında biriken yaşlar dert oldu bana. Ne kadar olumlu cümle kursam da, rahatlatmaya çalışsam da başaramadım. Aynı cümleleri kurup durdu, aynı noktaya takılıp üzerinde zıplamaya devam etti haklı olarak. Aslında mesele çok da büyütülecek bir şey değildi ama incinmişti işte.
Bindiği otobüste birlikte seyahat ettiği ve hiç tanımadığı başka bir kadın tarafından kırılmıştı kalbi üstelik bir erkek ya da parasızlık değildi mesele. Karşılaştığı yaşça kendisinden büyük “teyze” makyajının abartılı olduğunu söylemişti, üstelik insan içinde, üstelik bağıra bağıra ve ayıplayarak. Çok fazla dikkat çektiğini belirtip ısrarla da sormuştu neden bu kadar makyaj yapıyorsun diye. Ve göz pınarları yaşlara direnen kadın hep aynı cümleyi kurdu bize “sana ne diyemedim, terbiyesizlik olurdu, demedim, diyemedim”… Makyajına laf söylemekle hızını alamayan cevval teyzemiz, bayanın kılık kıyafetine de el atmıştı, madem bu kadar makyaj yapacaktın neden böyle giyindin diye…
Kadına en büyük kötülüğü yine kadınlar yapıyor diyenlere hep karşı çıkmışımdır bugüne kadar. Hep savunmuşumdur kadın tarafımızı, haklı yanlarımızı, birbirimize asla kazık atmayacağımızı. Oysa bugün karşımda capcanlı duruyordu, güzel giden bir günü başka bir “kadın” yüzünden cehenneme dönen, göz pınarları yaşla dolan “kadın”. 
Ataerkil sistemden, erkek şiddetinden, eşit haklara sahip olamamaktan ya da güvenliğimizden, mahalle baskısından yeterince çekmiyormuşuz gibi; bir de birbirimize saldırmayalım hanımlar; lütfen. 
Özgürce yaşamak istiyorsak, istediğimiz ya da düşlediğimiz yaşam biçimini başka kadınlara da kabul ettirmeye çalışmayalım. Aklımızı başımıza toplayalım arkadaşlar, birbirimizin kurdu olmayalım. 
Ancak yan yana durursak, birbirimizi kollarsak yürüyebiliriz güvenle, güzel günlere. Kadın olduğumuzu unutmadan, unutturulmasına izin vermeden, diğer kadınların haklarını da savunursak kavuşabiliriz kendi özgürlüğümüze. 
Ortamlarda istediğiniz kadar “kadın dayanışması”, “kadına şiddete son”, “kadınlar özgürleştirilmelidir” diye beylik cümleler kurun. İstediğiniz kadar modern bir kadın olmanın gereklerinden dem vurun. Bir kadın bir toplu taşıma aracında başka bir kadın yüzünden ağlıyorsa, farkında bile olmadığınız bir problem vardır ortada… 
Kadın olmak yeterince zorken bu coğrafyada, kor atmamak lazım içimizdeki yangına. Hırsınızı, sinirinizi, hayata karşı öfkenizi diğer kadınlardan çıkarmaya çalışmayın Allah aşkına…