Bursa Hakimiyet

Kadın toplumun yarısıdır

Geldiğimiz yüzyılda, aldığımız onca yola, icat ettiğimiz onca teknolojiye rağmen hala kadının yeri hakkında konuşuyor olmak derinden üzüyor beni. Kadın ile erkeğin birbirinden farklılıkları vardır elbet ama eşit olmadıklarını söylemek kimin haddine ki? 
Bildiğiniz gibi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü idi. Bu gün çerçevesinde birçok gösteri, yürüyüş, etkinlik düzenlendi. Kadınlar seslerini çıkardılar, biz buradayız ve savaşmaktan vazgeçmeyeceğiz mesajını vermeye çalıştılar. Haberlere çıksalar da hak ettikleri ilgiyi göremediler. En azından ben, böyle önemli bir güne, bunca mağdur kadın hikâyesinin yaşandığı bir coğrafyada daha şiddetli bir ses getirebilmelerini dilerdim. 
Bu önemli gün,  Dominik Cumhuriyeti'nde 1960 yılında tecavüz edilerek öldürülen kadınların hikâyesi dolayısıyla 25 Kasım gününde gerçekleşiyor mesela. Ve hiçbirimiz bunu bilmiyoruz. Gerçi biz, kendi içimizdeki kadına şiddet olaylarını da görmezden gelmeyi çok seviyoruz. Başka yöne baktığımızda sorunların yok olduğuna inanan devekuşları gibi kafamızı toprağa gömmeye bayılıyoruz. 
Kaçımız gerçekten kadına yönelik şiddeti sonlandırabilmek adına bir adım attı ki? Kaçımız ülkemizde yaşanan trajedilerin boyutunun farkında? Kaçımız kadınlarla bir sokaklara çıktık, bir kadın sayesinde hayatta olduğumuzu hatırlayıp? 
Duydunuz ya da gördünüz mü bilmem ama benim için en çarpıcı tepkiyi ortaya koyanlardan biri İlyas Salman idi. Avcılar'da düzenlenen “Kadın Toplumun Yarısıdır” yürüyüşüne, yarısı kadın yarısı erkek bir kostümle katılan sanatçının bu tepkisinin de gereken ilgiyi görmediğini düşünüyorum. Verdiği mesajı, söylemeye çalıştığını almadığımıza ya da almak istemediğimize inanıyorum. Sonuçta böyle bir fotoğraf karesinin büyük yankı uyandırması, açıklamaların ardı arkasının kesilmemesi gerekirdi. 
Kadın toplumun yarısı mıdır diye hala kendinize soruyorsanız, erkek toplumun neresindedir diye düşünmeye başlamanızı öneririm. Kadın ile erkeğin karşıt güçler olduğuna, asla eşit olmayacaklarına inanıyorsanız ya da kadınların fiziksel ve psikolojik şiddet görmelerinin yine kadınların suçu olduğunu düşünüyorsanız, yalnız ölmenizi dilerim. 
Elbette ki hayalim, kadına karşı şiddete karşı yürüyüş düzenlemek zorunda kalmadığımız bir dünyadır. Elbette ki inancım hiçbir insanın cinsiyeti dolayısıyla diğerinden üstün olmadığı yönündedir. Ulaşmak zor biliyorum. Şimdilik bu eylemler yeterince ilgi görse, yetinecek, umut var diyeceğim. 
Sanatıyla ilgili yorumunuz size kalsın, ben İlyas Salman'ı yürekten tebrik ederim. Ve İlyas Salman nezdinde yan yana yürümesini bilen bütün erkekleri de…