Bursa Hakimiyet

Kim korkar lösemiden

Başımıza gelen saçma sapan dertlere kederlenmekten, başımıza gelmeyenler için şükretmesini unutuyoruz çoğu zaman. Bize dokunmayan yılanların bin yıl değil sonsuza kadar yaşamasında sakınca görmüyor, bir gün karşılaşabileceğimiz durumlarla ilgili eksikleri ya da yanlışları görmezden geliyoruz. Tamam, her an ölecekmiş gibi yaşamaya kalkarsak anksiyete bozukluğundan nefes alamayız ama hiç ölmeyecek ya da hastalanmayacakmışız gibi yaşamak da neyin nesi Allah aşkına?
Bu sabah kalktığınızda ailenizdeki insanların hiçbirinden kötü haberler almadığınızı varsayalım. Diyelim ki herkesin sağlığı yerinde, karnı tok, sırtı pek. Bu sabah güzel bir gündür elbet. Ama bu sabahın sonsuza kadar süreceği bizi hayatta tutan tatlı bir yanılsamadır olsa olsa…
Löseminin, çocukluk çağındaki kanser vakalarının yüzde 35’ini oluşturduğundan habersizizdir, teşhis veya tedavisinin nasıl olduğuyla ilgisizdir, tedavi sürecinin sonucunda iyileşme oranlarını da bilmediğimizden; sabahlarımız güzeldir bizim. İçimizdeki ses asla lösemi olmayacağımızı söylediğinden, sabahlarımız uzun sürer bizim. 
35 yaşındaki kuzenini lösemiden kaybeden ve 35 yaşına her geçen gün yaklaşan biri olarak, lösemi tehlikesini atlatmadığınızı açık yüreklilikle belirtmek isterim. 
Ama asıl önemli olan, koca koca adamların bile kanser tedavisi sürecinde nasıl dağıldığını bilmek ve küçücük elleriyle hayata tutunmaya çalışan çocuklarımızın durumunu biraz olsun anlamaktır diyorum ben. Henüz yolun başındayken, bebekle-rine isimler verip toplarıyla fileleri havalandıracakken hastane koridorlarında geçen günleri düşünün… Bedenlerine yüklenen ilaçları, kollarında açılan damar yollarının izlerini, ruhlarında yer eden acıları…
2-8 Kasım tarihleri Lösemili Çocuklar Haftası arkadaşlar. Siz kasımda aşk başkadır edebiyatı yaparken, hayatta kalma savaşı veren çocuklarımızı hatırlama zamanı. Hatırlamakla kalmayıp, yanlarında olma, elimizden geldiğince destek verme zamanı. 
Kim korkar lösemiden diye naralar atmanın, tek bir çocuğun gülüşünde dünyaların yattığının farkına varmanın tam zamanıdır şimdi. Elinizi korkak alıştırmayın, 3406’ya bir değil birden fazla mesaj yollayın, lösemiye karşı açılan savaşta yalnız olmadıklarını, yalnız olmadığımızı hatırlatın.