Bursa Hakimiyet

Kime göre neye göre

Bir zamanlar insanlar televizyon karşısına kilitlenir, cümbür cemaat güzellik yarışmalarını izlerdi. Öyle ki herkesin bir favorisi, bir yorumu, bir fikri olurdu. Sülün gibi kızlar sıra sıra dizilir, beden ölçüleri milyonlara deşifre edilir, mayodan gece elbisesine kadar her tür giysi giydirilirdi. Ve tabi, “bakın biz yalnızca dış güzelliğe bakmıyoruz” anlamı taşıyan saçma sorularla yarışmacı adayları iyiden iyiye gerilirdi. Memleketimiz, bu yarışmalardan birçok televizyon siması da elde etti. 
Yarışmalar hala devam ediyor elbette. Ama eskisi gibi günlerce konuşulduğu ya da herkesin merakla beklediği falan yok. Şimdi sokağa çıkıp bir röportaj yapmaya kalksanız, dünya güzeli kim seçildi, bizim ülkemiz adına kim yarıştı bilen insan bulamazsınız. Neyse ki. 
Güzelliğin göreceli bir kavram olduğunu her fırsatta dile getiren insanoğlu, hangi akla hizmet kadınları belli bir standardın içerisine sokma kararı aldı bilmiyorum. Güzelliğin ölçülebilir bir şey olmadığını teoride hepimiz biliyor olsak da, pratikte uygulayamıyor olmamızı da oldukça üzücü buluyorum. Bu anlamda, güzellik yarışmalarının eski etkisinin olmamasını olumlu bulsam da, yarışmalardan boşalan koltuğa çok daha saçma ölçütler koyulmuş olmasına da feci bozuluyorum. 
Ve elbette en çok da, bu “ölçülendirme” işinin genç kızlar ve kadınlar üzerinden devam ettirilmesine sinir oluyorum. Erkekler kel ve göbekli olsalar da “Yakışıklı” ya da “Karizmatik” olabilirken, kadınlar mutlaka 36 beden olmalı, bakımlı saçlarını ahenkle dans ettirmeli ve mümkünse hanım hanımcık konuşup yürümeli saçmalıklarına karşı kurabileceğim ve küfür içermeyen bir cümle bulmakta zorlanıyorum. 
Piyasada kadınlara yönelik haberlerin yarısı kendilerini olduğu gibi kabul etmelerini söylerken diğer yarısı ısrarla diyet listesi ya da yirmi günde beş kilo kaybetmenin yollarını içeriyor. Üşenmeyin ve bütün medya organlarında, kadına yönelik haber ve programları inceleyin. Hemen hepsi, sağlıklı olmak yerine, çekici ve bakımlı olmak gerektiğinin altını çiziyor. Sanki belirlenen ölçülere uymak size kaliteli bir yaşamın kapılarını açabilecekmiş gibi… Bütün bu programlar, köşe yazıları falan ortadan kalksa koskocaman bir sektör ağlayarak batacak ve bütün kadınlar mutlu hayatlarına geri dönecek ama dinleyen yok ki bizi… 
Bu yıl 63.'sü gerçekleştirilen dünya güzellik yarışmasının kazananı Filipinler'den Megan Young olmuş. Kızı kötüleyecek ya da çirkin bulduğumu söyleyecek değilim. Ama bana kalırsa dünyanın en güzel kadını annemdir, bilemediniz ablamdır, hiç olmadı teyzemdir. Güzellik yarışmaları da “gereksiz zaman kaybı”ndan başka bir şey değildir.